Baro Başkanımız Tahir ELÇİ'nin Katledilişinin 190. Haftası Anma Etkinliği Diyarbakır Adliyesi Önünde Gerçekleştirildi...

23.08.2019

Baro Başkanımız Tahir ELÇİ’nin katledilişinin 190. haftası anma etkinliği bugün HDP Siirt Milletvekili Av. Meral DANIŞ BEŞTAŞ, HDP Diyarbakır Milletvekili Musa FARİSOĞLU, Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Adnan Selçuk MIZRAKLI, Sivil Toplum Örgütleri Temsilcileri ile üyeleri ve meslektaşlarımızın katılımıyla yapıldı. Etkinlikte konuşan Baro Başkan Yardımcımız Av. Gazal BAYRAM KOLUMAN şunları söyledi;

Değerli Basın Emekçileri ve Değerli Meslektaşlarım ve bugün yanımızda bulunan misafirlerimiz;

Baro Başkanımız Tahir ELÇİ’nin katledilmesinin üzerinden tam 190. hafta geçmesine rağmen failleri halen bulunmamıştır. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na bir kez daha buradan seslenerek, bir an evvel faillerin yargı önünde hesap vermeleri için ivedilikle işlem yapmalarını talep ediyoruz. “Tahir ELÇİ’nin failleri bulunsun”, “ Tahir için ADALET” etkinliğimizin 190. Haftasında bir kez daha şunu vurguluyoruz: Tahir ELÇİ’nin failleri hak ettikleri cezayı alacakları güne dek bu davanın takipçisi olacağımızı, başkanımızın dosyasının faili meçhuller dosyasına dönüştürülmesine asla izin vermeyeceğimizi bir kez daha ifade ederek, Merhum başkanımızı saygıyla anıyoruz.

Bildiğiniz üzere 4 gün önce 19.08.2019 tarihinde; Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir Belediyesinin Eş başkanları İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılarak, yerlerine üç ilin valisi kayyım olarak atanmıştır.

Bu karara dayanak olarak, Anayasa’nın 127. maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 674 sayılı OHAL KHK’sı ile değiştirilen 45. maddesi ile 47. maddesi gösterilmiştir. Belediye Kanununun 45.maddesine göre ‘’ Belediye başkanlığının herhangi bir nedenle boşalması durumunda, vali tarafından belediye meclisinin on gün içinde toplanması sağlanır. Meclis, birinci başkan vekilinin, onun bulunmaması durumunda ikinci başkan vekilinin, onun da bulunmaması durumunda en yaşlı üyenin başkanlığında toplanarak’’ belediye başkanını yada vekilini seçer denmektedir. Yani maddenin amir hükmü gereği; seçimle görevlendirilen Belediye Başkanının somut gerekçelerle görevden uzaklaştırılması halinde yerine yine seçilmişler arasından bir başkan vekili seçmek gerekirken, İçişleri Bakanlığınca atama usulüyle soyut iddialarla kayyım atanması seçmen iradesine yapılan siyasi bir darbenin açık izahıdır. Keza 01.04.2019 tarihinde Diyarbakır Valilisi tarafından, İçişleri Bakanlığına hitaben yazılan talep yazısında, seçilmiş başkanın seçim yeterliliğine sahip iken, seçim sonrası henüz görevi sebebiyle oluşan bir suç vasfı oluşmadan, olası suç iddiaları ile seçimin ertesi günü görevden alınmasının talep edilmesi ve seçim sonrası 4,5 ay gibi kısa bir süre sonra kayyım atanması bir bütün olarak değerlendirildiğinde; bu kararın seçimle elde edilemeyeni zor kullanarak elde etme mantığının bir tezahürü olarak vücut bulduğunu, hukuk ve demokratik değerlerle bağdaşır bir yanı bulunmadığını ifade etmek isteriz.

Görevden uzaklaştırma ve kayyım kararının ardından, aynı gece eşzamanlı olarak, belediye hizmet binalarına, belediye ve HDP yöneticilerinin evlerine kapılar kırılarak baskınlar düzenlenmiştir. İçişleri Bakanlığının açıklamasına göre, 29 ilde gerçekleşen polis operasyonlarında 418 kişinin gözaltına alındığı belirtilmiştir. Kayyım kararı sonrasında ülkenin dört bir tarafından ve ilimizde bu kararı protesto etmek amaçlı barışçıl basın açıklamaları yapmak üzere toplantı ve gösteriler yapılmış ve halen devam etmektedir. Seçmenlerin-yurttaşların bir araya gelerek, demokratik tepki göstermek amacıyla düzenlemek istedikleri basın açıklamalarına, kolluk kuvvetleri tarafından izin verilmemiş, tazyikli su, cop ve biber gazı ile sert müdahaleler de bulunulmuştur. Kolluğun orantısız güç kullanımı neticesinde Anayasanın 34. Maddesi ile güvence altına alınan toplumsal gösteri hakkı ve ifade hürriyeti ihlal edilerek, çok sayıda vatandaş gözaltına alınmıştır. Sadece Diyarbakır’da son 5 gün içinde aralarında belediye yöneticilerinin, meclis üyelerinin, sivil toplum temsilcilerinin de bulunduğu 120 kişinin gözaltına alındığı, 70 kişi hakkında yakalama kararının bulunduğu bilgisi edinilmiştir. Gözaltında bulunan 120 kişiden, 47 kişinin ifade işlemlerinin tamamlandıktan sonra dün itibariyle 1 kişinin tutuklandığı, 47 kişiden bir kısmının adli kontrol hükümleri ile geri kalanların ise ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldığı, 73 kişi hakkında ise dün akşam saatlerinde ek gözaltı kararı verilmiş olup, bugün itibariyle ifade işlemlerine henüz başlanmamıştır.

İçişleri Bakanlığı tarafından alınmış bu karar, halkın seçme ve seçilme hakkının doğrudan yok sayılmasıdır. Açıklamada yer alan ve ileri sürülen gerekçelere bakıldığında; karar hukuki dayanaktan yoksun, soyut iddialardan ibaret olup; toplumsal adalet ve vicdanı derinden yaralayıcıdır.

Diyarbakır Barosu olarak; siyasi iktidarı halkın iradesine yapılan bu müdahaleden derhal vazgeçmeye ve seçilmiş belediye başkanlarını bir an önce göreve iade etmeye, barışçıl toplantı ve gösteri amaçlı bir araya gelerek toplanan vatandaşlara uygulanan orantısız güç kullanımının ve gözaltlıların derhal sonlandırılmasını talep ediyoruz.