Baro Başkanımız Tahir ELÇİ'nin Katledilişinin 189. Haftası Anma Etkinliği Diyarbakır Adliyesi Önünde Gerçekleştirildi...

16.08.2019

Baro Başkanımız Tahir ELÇİ’nin katledilişinin 189. haftası anma etkinliği bugün de meslektaşlarımızın katılımıyla yapıldı. Etkinlikte konuşan Baro Saymanımız Av. Muhlis OĞURGÜL şunları söyledi;

Değerli Basın Emekçileri ve Baromuzun Saygıdeğer Üyeleri;

Baro Başkanımız Tahir ELÇİ’nin katledilmesinin üzerinden tam 189 hafta geçmesine rağmen failleri halen de bulunmamıştır. Baromuzun çabalarıyla Londra Üniversitesi Adli Mimarlık Bölümü Forensic tarafından dosyadaki veriler baz alınarak hazırlanan raporda belirtilen kuvvetle muhtemel şüpheliler hakkında işlem yapılması talebimizi 14 Aralık 2018 tarihinde Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına bildirmemize rağmen şüpheli sıfatıyla hiç kimsenin ifadesi dahi alınmamıştır. Son yıllarda sosyal medya paylaşımları nedeniyle insanların tutuklandığı durumu ortadayken Tahir ELÇİ’nin kuvvetle muhtemel şüphelileri biliniyorken şuana kadar savcılıkça fail oldukları belli olan bu kişilerin ifadelerinin dahi alınmaması yargının dosyaya yaklaşımını açıkça ortaya koymaktadır.  Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın dosyaya ilişkin bu yaklaşımından vazgeçmesini ve bir an evvel faillerin yargı önünde hesap vermeleri için ivedilikle işlem tesis etmesini talep ediyoruz.  “Tahir ELÇİ’nin failleri bulunsun”, “ Tahir için ADALET” etkinliğimizin 189. Haftasında bir kez daha şunu vurguluyoruz: Tahir ELÇ’nin failleri hak ettikleri cezayı alacakları güne dek bu davanın takipçisi olacağımızı, ölümsüz başkanımızın dosyasının faili meçhuller dosyasına dönüşmesine asla ve asla izin vermeyeceğimizi bir kez daha buradan duyurmak istiyoruz.

Bildiğiniz üzere 09.08.2019 tarihinde basına ve kamuoyuna Elazığ Cezaevi kampüsü içersinde bulunan cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin bir açıklamamız olmuş ve bu açıklamadan sonra olayın takipçisi olarak cezaevi komisyonumuz tarafından 10.08.2019 tarihinde cezaevine bir ziyaret daha gerçekleştirmiş olduk. Bu ziyarette N.B ve M.K isimli mahpuslarla yapılan görüşmede darp gören gören 20 mahpusun olduğu, 25.07.2019 tarihinde mahpuslara işkence yapan grubun 04.08.2019 tarihinde de işkence eylemi gerçekleştirdiklerini beyan etmişlerdir. Kendilerine işkence yapan başgardiyan A.E ve idaresindeki diğer gardiyanların grup olarak hareket ettiklerini belirtmişlerdir.

Mahpusların iddialarına ilişkin olarak Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak suç duyurusunda bulunmamıza rağmen, işkence gördüğünü iddia eden mahpusların derhal adli tıp kurumuna ya da bir sağlık kuruluşuna sevklerinin yapılmasını talep ettiğimiz halde şuana kadar herhangi bir işlem yapılmamıştır. Taleplerimizin kabul edilmesi ve işkence iddialarının araştırılması yerine 40 mahpus hakkında disiplin soruşturmasının açılması ve savunma vermelerinin istenilmesi iddiaların vahametini ortaya koymuştur. Yetkililerin ve yargının işkence iddialarına sessiz kalması halinde işkence yaptıkları iddia edilen görevlilerin mahpuslara daha fazla zarar vereceklerinin bilinmesini isteriz.

Elazığ 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevideki işkence ve kötü muamele iddialarının etkin şekilde soruşturulmasını talep ediyoruz. Adalet Bakanlığı’ndan, etkin ve adil bir soruşturma için olay tarihinde görevde bulunan idarecilerin ve olaya katıldığından şüphelenilen personelin derhal açığa alınmasını talep etmekteyiz. Adli ve idari makamların, görüştüğümüz iki mahpusun vücudundaki tüyler ürperten işkence izlerini önce tespit etmesini; ardından da bu suçu kimlerin işlediğini tespit ederek failleri derhal yargı önüne çıkarmaya davet ediyoruz.   İşkence yaptıkları iddia edilen görevlilerin tespit edilmesi yerine mahpuslara disiplin soruşturması açılmasının işkence izlerinin üstünü örtme ve işkence yaptıkları iddia edilen kişilere rahat hareket etme imkânı tanıyacağını belirtmek isteriz.

Aldığımız bilgilere göre işkenceye maruz kalan mahpuslar aradan geçen 12 güne rağmen hala bir sağlık kuruluşuna sevk edilmemiştir. Eğer bu doğruysa işkence suçunu etkin bir şekilde soruşturmayarak bu suça ortak olan adli yetkililer hakkında da şikâyet ve suç duyurusunda bulunacağız. Adalet bakanlığı, ceza ve tevkif evleri genel müdürlüğü, kamu denetçiliği kurumu başkanlığına yaptığımız başvuruların da takipçisi olacağız. Akabinde kimlerin, hangi kurumların göz yummak ve kayıtsız kalmak suretiyle işkenceye ortak olduğunu, kimlerin işkenceye karşı olduğunu kamuoyu ile paylaşacağız.

İşkence, insanlığa karşı işlenen bir suçtur. İşkence yapanlar kadar bu suça göz yumanlar, etkin bir şekilde soruşturmayanlar da bu suçun ortağı olacaklardır. Diyarbakır Barosu olarak bu suçu işleyenlerin ortaya çıkarılması için elimizden gelen her türlü çabayı sarf edeceğiz. Bununla birlikte tüm insan hakları örgütlerini, Adalet Bakanlığını, Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğünü, Baroları, TBMM’de grubu bulunan siyasi partileri bu insanlığa karşı suç karşısında duyarlılığa davet ediyoruz. Zaman geçirmeden Elazığ 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevine gitmelerini, mahpusları ziyaret edip işkenceye tanıklık etmelerini talep ediyoruz.

Katılımınızdan dolayı teşekkür ediyoruz.   16/08/2019