Baro Başkanımız Tahir ELÇİ'nin Katledilişinin 183. Haftası Anma Etkinliği Üyelerimizin Katılımıyla Gerçekleşti...

05.07.2019

Baro Başkanımız Tahir ELÇİ’nin katledilişinin 183. haftası anma etkinliği bugün de meslektaşlarımızın katılımıyla yapıldı. Etkinlikte konuşan Baro Başkanımız Av. Cihan AYDIN şunları söyledi;

Değerli basın mensupları, sevgili meslektaşlarım;

“Tahir ELÇİ İnsan Hakları Kürsüsü” etkinliğinin 183. Haftasında beraberiz. Bu davada adalet yerini bulana kadar, failler yargı önüne çıkarılıncaya kadar ve hak ettikleri cezayı alana kadar, bu davadaki cezasızlık hali ortadan kalkıncaya kadar Diyarbakır Barosu olarak, Baro Başkanımız Tahir ELÇİ için bu etkinliğe devam edeceğiz. Dosya Adli Tıptan döndü ancak buna ilişkin kapsamlı değerlendirmeyi yakın bir süre içerisinde yapacağız. Kabaca şunu söyleyeyim; Adli Tıp Kurumu ilk raporunun haricinde söyleyecekleri bir şey olmadığını söyledi. Dolayısıyla bu aşamadan sonra yapılması gereken bizim Londra Üniversitesi tarafından hazırlanan raporun da dikkate alınarak bu işin bir an önce soruşturma aşamasına geçirilmesidir. Şu ana kadar bir soruşturma yürütüldüğünü düşünmüyorum. Muhtemel faillerin bir an önce şüpheli sıfatıyla çağrılıp ifadelerinin alınması ve gerekli işlemlerin bir kez daha yapılmasını talep ediyoruz. Buna ilişkin ayrıntılı açıklamayı önümüzdeki günlerde yapacağız.

Bugün Tahir ELÇİ İnsan Hakları Kürsüsünde hapishaneleri konuşmak istiyoruz. Hapishanelerde hak mahrumiyetleri giderek artmaktadır. Mayıs ayında Anayasa Mahkemesi özellikle süreli yayınların mahpuslara verilmemesine dair çok çarpıcı bir karar açıkladı. Anayasa Mahkemesi “bu konuda artık karar vermekten, ihlal tespit etmekten bıktım, bu işi hapishane yönetimlerinin düzeltmesi lazım. Onlar düzeltemiyorsa bu konuda yasal bir düzenleme yapılması gerekir” diye bir karar verdi ama buna rağmen hak kısıtlılığı tüm hızıyla devam ediyor. Biz Çarşamba günü HDP Eski Genel Başkanı Sayın Selahattin DEMİRTAŞ ile bir görüşme yaptık Diyarbakır Barosu Başkanı ve Divanı olarak. Sayın DEMİRTAŞ’a bile hala özellikle Yeni Yaşam gazetesi ve bir dizi yayının verilmediğini söyledi. Tüm hukuksal sürecin tüketilmesine rağmen, yani İnfaz Hâkimliğine peşi sıra Ağır Ceza Mahkemesine yapılan itirazların da olumsuz sonuçlandığını söyledi. Yani Anayasa Mahkemesine rağmen Cezaevi idarelerinin bir keyfilik hali almış başını gidiyor. Bu çok açık şekilde söylemek lazım ki Anayasa Mahkemesi bu kararda kabaca şunu söylüyor; “Bu keyfilik hali son bulmalıdır.” Aslında cezaevi idareleri ya da bu işe kim önayak oluyorsa, bu hukuksuzluğun sebebi kimse bunlar açıkça suç işliyor. Anayasa Mahkemesi kararını yerine getirmemekle suç işliyorlar. Diyarbakır Barosu olarak bu hukuksuz sürecin bir an önce sona ermesi için Cezaevi Komisyonumuzla birlikte girişimlerde bulunacağız.