Baro Başkanımız Tahir ELÇİ'nin Katledilişinin 168. Haftası Anma Etkinliği Üyelerimizin Katılımıyla Gerçekleşti...

22.03.2019

Baro Başkanımız Tahir ELÇİ’nin katledilişinin 168. haftası anma etkinliği bugün de meslektaşlarımızın katılımıyla yapıldı. Etkinlikte konuşan Baro Başkanımız Av. Cihan AYDIN şunları söyledi;

Sevgili meslektaşlarım, Tahir ELÇİ anma etkinliğinin için bu Cuma yine Adliye önünde sizlerle beraberiz. Geçen hafta dosyada bazı gelişmeler oldu buna ilişkin birkaç şey söylemek istiyorum. Dosya 8 Mart 2019 tarihinde bir bütün olarak Adli Tıp Kurumuna gönderildi. Daha önce Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan bir rapor vardı. Bizim de Londra Üniversitesine hazırlatıp dosyaya sunduğumuz bir rapor vardı. Bu raporlar üzerine yeniden bir değerlendirme yapılıp yapılmayacağının mümkün olup olmayacağı, yani muhtemel faillerin tespit edilip edilemeyeceği konusunda bir inceleme yapılacak. Bu iyi bir gelişme olabilir biz bu süreci takip edeceğiz. Elbetteki soruşturma makamının bizim hazırladığımız raporları, dosyaya yeni giren belgeler doğrultusunda Adli Tıp Kurumundan yani bir uzman bir kuruluştan bir rapor alması pekala mümkün. Biz bu kapsamda değerlendiriyoruz. Bir an önce bu raporun hazırlanıp dosyaya eklenmesini talep ediyoruz.

Bunun dışında Tahir ELÇİ İnsan Hakları Kürsüsü’nde birkaç konuya değinmek istiyoruz değerli basın mensupları; İran’lı İnsan Hakları Aktivisti Nasrin Sotoudeh’in 12 Mart’ta 38 yıl hapis cezası ve 148 kırbaç cezasına çarptırılmasına ilişkin bir karar verildi İran Mahkemelerince. Bununla bağlantılı olarak İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi 20 Mart 2019 günü ÇHD üyesi 18 meslektaşımızın hakkında bir karar verdi. Biz de Diyarbakır Barosunu temsilen duruşmada hazır bulunduk ama ne yazık ki ortada formel düzeyde bile bir yargılamadan bahsetmek bile mümkün değildi. 3 yıl 9 ay ve 18 yıl 9 ay gibi ağır hapis cezalarıyla cezalandırılan meslektaşlarımızın yanında olduğumuzu, bu hukuksuz yargılamaya karşı durduğumuzu bir kez daha yinelemek isterim. Kısaca bu davada ne olduğunu sizlerle paylaşayım; önce mahkeme tarafından tutuklu olan tüm meslektaşlarımız tahliye edildi ardında aynı mahkeme heyeti 24 saat geçmeden kendi kararını kaldırarak bütün meslektaşlarımızın tekrar tutuklanmasına karar verdi. Bu karardan sonra mahkeme heyeti dağıtıldı ve dosya yeni bir mahkemeye; hükmü kuran şimdiki mahkeme heyetine tevdi edildi. Bu heyet yangından mal kaçırır gibi meslektaşlarımızın kendilerini savunma imkanı dahi bulamadan maalesef hukuksuz ve adil olmayan bir yargılamayla afır hapis cezasına çarptırıldılar. Bu durum Türkiye’deki yargının ne durumda olduğunu göstermek açısından son derece önemlidir. 2018 Yargı Bağımsızlık raporuna göre Türkiye 140 ülke arasında 111. Sırada. Yine Yargıya Güven Endeksi Cumhuriyet Tarihinde hiç olmadığı kadar dip yapmış durumda ve yüzde 20 civarına düşmüş durumda. Yüzde 60-70 bandında olan yargıya güven endeksi de bu şekilde dip yapmış durumda. Bu davalar bağlamında düşündüğümüzde bunun ne kadar kaotik bir duruma yol açacağını da sizlere iletmek isterim.