90. Hafta Baro Başkanımız Tahir ELÇİ'yi Anmasında Baromuzdan Cumhurbaşkanına Çağrımız.

25.08.2017

Baro Başkanımızın Katledilişinin 90. Haftasında Başkanımızı Saygıyla Anıyoruz...

 

Baro Başkanımız Tahir ELÇİ’nin katledilişinin 90. haftasında Adliye Sarayı önünde her hafta yapılması kararlaştırılan anma etkinliği bugün de meslektaşlarımızın katılımıyla yapıldı. Etkinlikte konuşan Baro Başkan Yardımcımız Av. Sertaç BULUTTEKİN şunları söyledi. 

 

Değerli Basın Emekçileri

Başkanımız Tahir Elçi için bu hafta 90. Anma etkinliğimizi gerçekleştiriyoruz.Başkanımızın katledilmesinden bu yana yaklaşık 1 yıl 9 ay geçti ve bizler sabırla umutla adalet için bekledik.  Tahir Elçinin öldürülmesine ilişkin soruşturma dosyasında gelişen olumlu haberlerle sizlerin ve kamuoyunun karşısına çıkmak isterdik. Ancak; ne yazık ki bu süre içinde soruşturma dosyasında elle tutulur umut verici bir gelişme yaşanmadı. Artık sabrımızın, adalet sistemine olan güvenimizin ve yetkililerin verdiği sözlerden kaynaklı umutlarımızın son noktasındayız.

Defalarca buradan yetkililere seslendik ve çağrılarda bulunduk ancak, sorumlu hiçbir yetkiliden çağrılarımıza cevap alamadık! Bugün daha somut çağrılarda bulunmak istiyoruz;

Tahir Elçi cinayetinin gerçekleştiği dönemin Adalet Bakanı Sayın Bekir BOZDAĞ, dönemin İçişleri Bakanı Sayın Efkan ALA ve dönemin Başbakanı Sayın Ahmet DAVUTOĞLU; gerek ikili görüşmelerde bizlere verdiğiniz sözleri ve gerekse de basın yoluyla yaptığınız açıklamaları Sizlere hatırlatmak isteriz. Bu sözlerinizin ve açıklamalarınızın gereklerini yerine getirmenizi bekliyoruz.

Hz. Ömer’in adalet anlayışının takipçisi olduğunu dile getiren, dönemin Başbakanı Sayın Ahmet DAVUTOĞLU ve O’nun kabinesinde yer alan dönemin Adalet Bakanı Sayın Bekir BOZDAĞ ve dönemin İçişleri Bakanı Sayın Efkan ALA; umarız ki; “Devlet Adamı” olma bahanesiyle, Tahir ELÇİ’nin öldürülmesine ilişkin sorumluluğunuzu göz ardı etmiyorsunuzdur ve varsa konuya ilişkin bilgilerinizi soruşturma dosyasından ve kamuoyundan saklamıyorsunuzdur. Eğer böyle bir durum varsa Sizlere; Hz. Ömer’in “adalet ve devlet adamlığı” anlayışını tekrar incelemenizi öneririz. "Devlet adamlığı" bahanesi Hakkın Divanında hiç kimseyi aklamayacaktır.

Son olarak çağrımız Sayın Cumhurbaşkanına olacak:

“Bu ülkenin Başbakanı olarak açıkça ifade ediyorum ki; Dicle’nin kenarında kurdun kaptığı bir koyun bile benim mesuliyetim altındadır” diyen ve artık Devlet Başkanı sıfatını taşıyan Sayın Cumhurbaşkanına seslenmek istiyoruz. Bu sözünüze binaen; Dicle’nin kenarında kadim bir şehirde, bir caminin tarihi minaresinin altında katledilen Tahir Elçi’nin sorumluluğu da Sizdedir. Bu nedenle; Başkanımız Tahir ELÇİ’nin katledilmesine ilişkin vakıanın aydınlatılması için inisiyatif almanızı ve kamusal gücünüzü adaletin tecellisi için kullanmanızı talep ediyoruz.

Teşekkür ederiz arkadaşlar;

Başkanımız Tahir Elçi’nin arkadaşı, Baromuz üyesi Meslektaşımız ve aynı zamanda Adana Milletvekili Halkların Demokratik Partisi Eş Genel Başkanı Yardımcısı Meral Danış BEŞTAŞ aramızda, Anma etkinliğimizde sözü kendisine bırakmak istiyorum.

Meral Danış BEŞTAŞ sözlerinde;

"Değerli basın mensupları yine Adliye önündeyiz. 90. Hafta ve 635 günü aşan bir cinayetin ardından konuşmaya çalışıyoruz. Konuşmak gerçekten zor. Özellikle sevgili Tahir Elçi arkadaşımızın, baro başkanımızın insan hakları savunucusu olarak hukukun üstünlüğünü savunan, bu konuda faili meçhul cinayetlerle mücadele eden ve ömrünü bu topraklarda yaşayan herkes için adaleti aramayı ilke edinen Tahir Elçi'nin arkasından konuşuyoruz. Kendisi de Diyarbakır'da Sur'da Dört Ayaklı minarenin altında katledildi. Ve aradan 90 hafta geçti. 90 Hafta diyince belki günleri saymıyoruz ama 635 günü 2 yılın dolmasına 3 ay gibi az bir zaman kaldı.  Hala Tahir Elçi cinayeti ile ilgili hiç bir yanıt yok. Adalet Bakanı suskun, Başbakanlık suskun, hükümet suskun, Cumhurbaşkanı suskun ve  en önemlisi de  davanın yürütücüleri soruşturma makamı konuşmasını işlemleriyle  yapar. Soruşturmayı yürütmekle yapar. Soruşturma makamı da suskun.  

Peki nedir bunun anlamı.  Diyarbakır'da bir baro başkanının değerli arkadaşlar, herhangi bir şahıstan söz etmiyoruz. Türkiye'de ve dünyaca tanınan bir insan hakları savunucusunun bir hukukçunun Diyarbakır gibi bir şehirde ve kameraların önünde ölümünün failleri aydınlatılamıyor. Aydınlatılmıyor.  Aydınlatılamıyor kelimesi çok iyi bir kavram.  Biz buna inanmıyoruz. Bunu defalarca söyledik.  Dedik ki isterlerse saatlerle ifade edilebilecek bir zaman diliminde, maksimum 24 saatte Tahir'in katillerini bulup burada (Diyarbakır Adliye Sarayı) ifadesini alabilirler.  İki ayda bir Kanun Hükmünde Kararnamelerde Türkiye'nin dört bir yanında hakiminden polisine polisinden savcısına savcısından siyasetçisine, akademisyenine, gazetecisine  tutuklama kararı veren, onları görevden alan, KHK ile bu kadar ayrıntı tespit edebilen bir iktidar, bir katili bulmaktan aciz olamaz. Bunun adı şudur, Biz bu faili açıklamayacağız. Biz biliyoruz diyorlar.  Biz biliyoruz ama faili meçhul kalacak. Bununla tüm topluma ve tüm insan hakları savunucularını ve tüm hukukçulara bir gözdağı veriliyor. Biz bu mesajınızı aldık ama cevap veriyoruz size.  Tahir Elçi'nin katillerini ömrümüz yettiğinceye kadar arayacağız. Asla onun katilini bilmediğinize inanmayacağız. Bu ölümden sorumlu sizsiniz, iktidar partisidir. Bu ülkeyi yönetenlerdir.  Sizin göreviniz bu topraklarda herkesin can ve mal güvenliğini korumaktır.

Böyle bir yürütmede böyle bir zihniyette Diyarbakır gibi bir ilin Baro Başkanının faili, katili bulunamıyor lafına hiç kimse inanmıyor, inanmayacak.

Size Diyarbakır adliyesinden soruyoruz. Başta Adalet Bakanı'na , Başbakana ve hemen yanıt bekliyoruz.  Tahir Elçi ile ilgili verdiğiniz sözlere ne oldu.  Hani bu topraklarda faili bulunmayan cinayet kalmayacaktı.  Hani Tahir Elçi'nin ailesini ziyaret ettiğinizde en kısa sürede yargı önüne çıkaracağız demiştiniz.   Er geç bu konuda hakikat çıkacak ortaya.  Bizim herkes için adalet talep ettiğimiz gibi Meslektaşımız, Arkadaşımız Baro Başkanımız için de adalet talep ediyoruz. Herkes için adaletten gerçekten şu anda iktidar ve iktidar yanlıları için var olan adalet noktasına geldik.  Biz bunu kabul etmiyoruz, kabul etmeyeceğiz.  En kısa zamanda yanıt bekliyoruz. Yanıt vermediğiniz takdirde bunun sorumlusunun zaten siz olduğunuzu her zaman ilan ettiğimiz gibi bundan daha güçlü şekilde siz söylemiş olacaksınız. Ve son olarak sevgili Tahir'i tekrar saygıyla özlemle ve minnetle anmak istiyoruz.  Gözü arkada kalmasın biz onun dava dosyasının soruşturmasının sonuna kadar peşinde olacağız, peşini bırakmayacağız" diyerek sözlerini tamamladı.

 

Av. Sertaç Buluttekin: Teşekkür ederim arkadaşlar 5 dakikalık oturma eylemimiz olacak. Herkesi oturma eylemine davet ediyorum.