Uygulamamızı İndirin

Kullanıcı deneyiminizi artırmak için uygulamamızı indirebilirsiniz.

Hemen İndir
5 Nisan Avukatlar Günü Açıklaması

06.04.2026

Değerli basın emekçileri ve saygıdeğer meslektaşlarımız;

Bugün, 5 Nisan Avukatlar Günü vesilesiyle bir araya gelmiş bulunuyoruz. Sözlerimize başlarken, katledilen Baro Başkanımız Tahir Elçi’yi ve aramızdan ayrılan tüm meslektaşlarımızı saygı, özlem ve minnetle anıyoruz.

Ne yazık ki bu yıl da Avukatlar Günü’nü; savunma hakkının, hak arama özgürlüğünün ve baroların kurumsal varlığının baskı altına alınmaya çalışıldığı, yargının bağımsızlığına yönelik kaygıların arttığı bir ortamda karşılıyoruz.

Her 5 Nisan’da olduğu gibi bugün de bir hukuk örgütü olmanın sorumluluğuyla; mesleğimizin sorunlarına, yargı sistemindeki aksaklıklara ve toplumsal adalet taleplerine dikkat çekiyoruz.

Savunmanın bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü için görevimizin başında, sorumluluğumuzun farkındayız.

Avukatlar yalnızca bireylerin değil; hukukun üstünlüğünün, adil yargılanma hakkının ve demokratik toplum düzeninin de teminatıdır. Ancak bugün, hukuk devleti ilkesinin aşındığı; yargı bağımsızlığının zedelendiği; savunma makamının sistematik baskılarla karşı karşıya bırakıldığı bir süreçten geçilmektedir.

Avukatlık mesleğinin bağımsız icrası; hem Avukatlık Kanunu hem de Anayasa ile güvence altındadır. Baroların özerk yapısı ise demokratik toplum düzeninin vazgeçilmez unsurlarından biridir.

Son dönemde hukukun temel ilkeleriyle bağdaşmayan uygulamaların artması; yargıya olan güveni derinden sarsmaktadır. Siyasi etkiler altında olduğu izlenimi doğuran kararlar, anayasal hakların ihlal edilmesi ve keyfi uygulamalar hukuk güvenliğini ortadan kaldırmaktadır.

Bu süreçte doğrudan siyasi sonuçlar doğuran işlemleri nedeniyle, yargının siyasi saiklerle hareket etmeye zorlandığı izlenimi doğuran; kişilerin ve avukatların ifade özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı gibi anayasal haklarını açıkça ihlal eden gelişmeler yaşanmaktadır. Mahkemelerin, hukukun temel ilkelerine ve yerleşik içtihada aykırı şekilde verdiği kararlar, yurttaşların hukuka olan güvenini derinden sarsmaktadır.

Bu gelişmeler, yargının siyasi çatışma ve çekişmelerin etkisine açık hâle getirildiği, hukuk güvenliğinin ortadan kalktığı ve keyfî uygulamaların olağanlaştığı bir sürecin parçası olarak görülmektedir. Avukatlar olarak, hukuka aykırı süreçlere karşı hukukun üstünlüğünü, adil yargılanma hakkını ve savunma özgürlüğünü koruma mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz, sürdüreceğiz.

Biz avukatlar, bu tablo karşısında susmayacağız. Hukukun üstünlüğünü, savunma hakkını ve adil yargılanma ilkesini savunmaya devam edeceğiz.

Öte yandan meslektaşlarımız yalnızca hukuki baskılarla değil; ağır ekonomik ve sosyal koşullarla da mücadele etmektedir. Özellikle genç avukatlar, plansız şekilde açılan hukuk fakülteleri ve adaletsiz kaynak dağılımı nedeniyle ciddi bir geçim mücadelesi içindedir.

Özellikle mesleğin ilk yıllarında bulunan genç avukatlar, plansız ve öngörüsüz biçimde açılan hukuk fakültelerinin yarattığı yığılma ve kamu kaynaklarının adaletsiz dağılımı nedeniyle derin bir ekonomik çıkmazın içine sürüklenmektedir.

Bugün; ekonomik güvenceden yoksun bırakılan stajyer avukatlar, ayrıcalık değil eşitlik talep eden kamu avukatları ve her kıdemden serbest çalışan meslektaşlarımız ciddi bir gelecek kaygısı yaşamaktadır. Bu tablo yalnızca avukatları değil, doğrudan savunma makamını zayıflatmakta; savunmanın zayıfladığı bir yerde ise adil yargılanma hakkı fiilen ortadan kalkmaktadır.

Her 5 Nisan’da savunmanın güçlendirilmesi gerektiğini dile getiriyoruz. Ancak ne yazık ki mevcut durum iyileşmemekte, aksine her geçen gün daha da ağırlaşmaktadır.

Kontrolsüz şekilde açılan hukuk fakülteleri sonucu ortaya çıkan mesleki yığılma, angaryaya dönüşen zorunlu müdafiilik sistemi, hak edilen vekâlet ücretlerinin ödenmemesi ya da geciktirilmesi, ağır vergi yükü ve avukatlık mesleğinin alanına müdahale eden yapılar; meslektaşlarımızın ekonomik olarak ayakta kalmasını giderek zorlaştırmaktadır.

Tüm bunların yanı sıra avukatlar, mesleklerini icra ederken baskı ve tehditlerle de karşı karşıya kalmaktadır. Sırf görevlerini yaptıkları için hedef haline getirilen avukatlara yönelik saldırılar kabul edilemez.

Avukatı dosyanın tarafı gibi gören anlayış terk edilmeli; avukatlara yönelik her türlü saldırı etkin şekilde soruşturulmalı ve caydırıcı yaptırımlarla cezalandırılmalıdır.

Unutulmamalıdır ki; bağımsız savunma yalnızca avukatların değil, toplumun tamamının güvencesidir.

Değerli Basın Emekçileri,

Aradan geçen yıllara rağmen Tahir Elçi cinayetinin aydınlatılmamış olması, cezasızlık sorununu bir kez daha gözler önüne sermektedir. Bu dosyanın karanlıkta kalmaması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi bir kez daha ifade ediyoruz.

Bugün burada bir kez daha ilan ediyoruz: Yargının bağımsızlığını ortadan kaldırmaya yönelik girişimlere, Baroların iradesine yapılan müdahalelere, ve hukukun üstünlüğünü zedeleyen her türlü uygulamaya karşı durmaya devam edeceğiz.

Biz avukatlar; bağımsız savunmanın özgür temsilcileri olarak buradayız.
Görevimizin başında; sorumluluğumuzun farkındayız.Her koşulda hukukun üstünlüğünü, insan haklarını ve adaleti savunmaktan vazgeçmeyeceğiz.

Daha adil, daha eşit ve daha özgür bir toplum için mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.

Herkes için adalet, avukat için de! 5 Nisan Avukatlar Günümüz kutlu olsun.