Kullanıcı deneyiminizi artırmak için uygulamamızı indirebilirsiniz.
- Baromuz
- Merkezler & Komisyonlar
- Komisyonlar
- Merkezler
- Raporlar
- Duyurular
- Yayınlar
- Baro Bültenleri
- Diğer
- İletişim
23.01.2026
Baromuz Avukat Hakları Merkezi tarafından 24 Ocak Tehlike Altındaki Avukatlar Günü’ne ilişkin hazırlanan RAPOR, düzenlenen basın toplantısı ile kamuoyuyla paylaşıldı.
Değerli Basın Emekçileri, Kıymetli Meslektaşlarım;
Takvimler 24 Ocak 1977'yi gösterdiğinde, İspanya'da diktatör Franco yanlısı bir grubun Madrid'deki bir hukuk bürosuna düzenlediği kanlı baskın sonucu; dördü avukat beş kişi, yalnızca mesleklerini ifa ettikleri için katledildi. Bu saldırı sonucunda vefat eden meslektaşlarımızın anısını yaşatmak ve dünya genelinde avukatların karşı karşıya kaldığı hayati tehlikelere dikkat çekmek amacıyla her yıl 24 Ocak, "Tehlike Altındaki Avukatlar Günü" olarak anılmaktadır.
Avrupa Demokrat Avukatlar Birliği (AED-EDL) tarafından 2010 yılında ilan edilen bu özel gün; Dünyada İnsan Hakları ve Demokrasi İçin Avrupalı Avukatlar Birliği ile Tehlikedeki Avukatlar Günü Vakfı iş birliğiyle organize edilmektedlir.2012 ve 2019 yıllarında Türkiye'deki meslektaşlarımıza ithaf edilen bugün, 2026 yılı için Amerika Birleşik Devletleri'ndeki avukatlara ithaf edilmiştir.
Saldırılar Artarak Devam Etmektedir
Her yıl 24 Ocak'ta adliyelerde ve her türlü mecrada hak ihlallerine karşı sesimizi yükseltmemize rağmen; duruşma salonlarında, keşif ve haciz mahallerinde, hatta ofislerimizde meslektaşlarımıza yönelik sözlü ve fiziki saldırılar, yargı tacizleri ve tehditler azalmak bir yana, sistematik bir şekilde artarak devam etmektedir.
Avukatların maruz kaldığı şiddet eylemleri neticesinde merkezimiz tarafından son 5 yıllık süreçte 182 şiddet eylemi tespit edilmiştir. Bu eylemlerden 56’sı doğrudan kolluk kuvvetlerince gerçekleştirilmiş olup, 55’i yargı organlarında çalışan kurum personelinden (hakim,savcı,kalem çalışanları) , 71’i ise avukatların üstlenmiş olduğu dosyalar ile ilgisi bulunan sivil şahıslar tarafından gerçekleştirilmiştir.
2022 yılında avukatlara yönelik gerçekleşen hak ihlallerinin büyük oranının kolluk tarafından, 2023 yılında gerçekleşen hak ihlallerinin çoğunluğunun hakim/savcı ve adliye personeli tarafından, 2024 yılında gerçekleşen hak ihlallerinin çoğunluğunun avukatların üstlenmiş olduğu dosyalar ile ilgisi bulunan sivil şahıslar tarafından, 2025 yılında gerçekleşen hak ihlallerinin çoğunluğunun kolluk görevlileri tarafından gerçekleştirildiği görülmektedir. Bu durum savunma makamının nasıl bir kuşatma altında olduğunu göstermektedir.
Baromuz üyesi meslektaşımız Av. Yasin İçli, 6 Mayıs 2025 tarihinde uzlaşma görüşmeleri için gittiği avukat meslektaşının bürosunda, avukatlığını üstlendiği davanın karşı tarafında yer alanların silahı saldırısı sonucu yaralanmıştır. Tedavi süreci nedeniyle uzun süre mesleğini icra edemeyecek hale gelmiştir. Türkiye’de avukatlara yönelik saldırılar endişe verici boyutlara ulaşmıştır. Meslektaşımıza yönelik saldırı tümüyle avukatlık faaliyetine ve avukatın görevine yönelik gerçekleşmiştir. Belirtmek isteriz ki, Avukata karşı her türlü saldırı, hak arama hürriyetine ve vatandaşa yönelik bir saldırıdır.
Yine bu ay içinde Yalova’da Sosyal Güvenlik Kurumu vekili olarak görev yapan meslektaşımız Av. Zekeriya Polat, çalıştığı esnada uğradığı silahlı saldırı sonucunda hayatını kaybetmiştir. Mesleği nedeniyle meslektaşımızın hedef alınması savunma makamına, hukuk düzenine, adalete ve kamu düzenine karşı yapılmış ağır bir saldırıdır.
Daha birkaç gün önce barışçıl gösteri hakkını kullanmak isteyen yurttaşlara müdahale edilmiş, müdahale sonucunda birçok kişi ile birlikte Van Baro Başkanı ve meslektaşlarımız da gözaltına alınmıştır. Savunma hakkını hedef alan bu tarz uygulamaları kabul etmemiz mümkün değildir.
Savunma makamına yapılan her türlü saldırı aynı zamanda savunma hakkına, adalet sistemine, hukuk devletine yapılan ağır saldırı niteliği taşımaktadır.
Meslektaşlarımız görevlerini tehdit, şiddet, baskıya uğramadan, güvenliklerinden endişe etmeden yapabilmelidirler. Saldıranlar ve saldırıya teşvik edenler meslektaşlarımıza yönelik her türlü saldırı sonucunda etkin soruşturma ve kovuşturma yapılarak, bu tarz suçları işleyenlerin bağımsız mahkemeler tarafından cezalandırılacaklarını bilmelidirler. Ancak bu durumda adalet sistemine, hukuk devletine olan inanç artacaktır.
Diyarbakır Barosu Avukat Hakları Merkezi tarafından her yıl meslektaşlarımıza yönelik gerçekleştirilen hak ihlalleri ve şiddet eylemleri takip edilmektedir. Aynı zamanda her yıl 24 Ocak Tehlike Altındaki Avukatlar Günü Raporu açıklanmakta olup gectigimiz yila ait veriler ve raporumuz bugün açıklanacak ve Diyarbakır Barosu web sayfasında yayınlanacaktır.
Ruhsat Gaspı: Yeni Bir Yargı Tacizidir
Hak arama özgürlüğünün engellendiği bu süreçte, meslektaşlarımız şimdi de "ruhsat gaspları" ile yeni bir saldırının mağduru kılınmaktadır. Devam eden soruşturma veya kovuşturmalar gerekçe gösterilerek avukatlık ruhsatlarının iptal edilmesi, savunma hakkının belirsiz süreli bir yasakla prangalanmasıdır. Mesleki faaliyetleri felç eden bu hukuk dışı uygulamalara derhal son verilmelidir. Baroların, Avukatlık Kanunu'nun 76. ve 95. maddeleri uyarınca bu davalara müdahillik talepleri kabul edilmeli; savunmanın savunmasız bırakılmasına izin verilmemelidir.
Cezasızlık Politikası Suçluyu Cesaretlendirmektedir
Avukata yönelik şiddetin panzehiri, etkin bir yargısal süreç ve caydırıcı cezalardır. Faillerin "cezasızlık" zırhıyla korunması, yeni saldırıların kapısını aralamaktadır. Talebimiz nettir: Avukata yönelik fiziksel şiddet eylemleri CMK m.100 kapsamında "katalog suçlar" arasına alınmalı; cezalar alt sınırdan uzaklaşılarak verilmeli ve infaz düzenlemelerinde hiçbir tavize yer verilmemelidir.
Tahir Elçi Dosyası: Cezasızlığın Somut Örneklerinden Biridir
Cezasızlık politikasının en acı örneği, 28 Kasım 2015'te katledilen Baro Başkanımız Av. Tahir Elçi dosyasında yaşanmaktadır. Ömrünü cezasızlıkla mücadeleye adayan başkanımızın failleri, yerel mahkemenin beraat kararıyla adeta ödüllendirilmiş; bu karar istinaf mercii tarafından da onanmıştır. Ancak bilinmelidir ki; Diyarbakır Barosu olarak bu hukuksuzluğa alışmayacağız. Tahir Elçi dosyasının karanlıkta kalmaması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
Sonuç Olarak;
Avukatlık mesleği, özü gereği baskı ve haksızlığa karşı bir direnç alanıdır. Avukata yönelik her müdahale, yurttaşın adalet arayışına vurulmuş bir darbedir. Başta eski baro başkanımız Av. Tahir Elçi olmak üzere, görevini yaparken ya da insan hakları mücadelesi verirken yitirdiğimiz tüm meslektaşlarımızı rahmetle anıyoruz.
Baskıya, tehdide ve yargısal tacize maruz kalan tüm meslektaşlarımız adına; mesleğimizi özgürce ve güvenle icra edebileceğimiz bir hukuk düzeni tesis edilene kadar susmayacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Diyarbakır Barosu Avukat Hakları Merkezi