24.04.2017

 

 

 

 

 24 Nisan / Büyük Felaket : Ermeni Halkının Acısını Paylaşıyoruz

24 Nisan 2017

Basına ve Kamuoyuna;

Bugün 24 Nisan, Ermeni halkı için çok acı ve kederli bir gün.  Ermeni halkının bu büyük acısını Diyarbakır Barosu olarak paylaşıyoruz. Soykırımda yaşamını yitiren bir milyonu aşkın sivil-masum Ermeni’yi saygıyla anıyoruz.

Anadolu ve Ortadoğu'nun en kadim halklarından biri olan Ermeni toplumu, 24 Nisan 1915’te tarihin o güne kadar tanık olduğu en büyük felaketlerden birine maruz kaldı.  Ermeni Halkı, 1915 yılında yaşananları BÜYÜK FELAKET olarak ifade emektedir. Bu acı dönemde yaşananlar halen hafızalarda tazeliğini korumaktadır. Bilindiği üzere İttihat ve Terakki Partisi tarafından İstanbul'da yaşayan  Ermeni Halkının aydın, din adamı, eşraf ve kanaat önderlerinin tutuklanması ile başlayan süreç, bu insanların Anadolu'ya sürülmesiyle devan etmiş, burada sürgün edilenlerin çoğu işkence uygulamalarından geçirilerek katledilmiş, ardından da bu katliam Ermeni halkının yaşadığı tüm topraklarda uygulamaya konulmuştur. Ermeni toplumu bütün dünyada bu günü, yaşanan bu acılardan ötürü Soykırım Günü olarak kabul etmektedir.Ermeni aydın ve önderlerinin tasfiyesinden sonra “Tehcir Kanunu” adı altında, görünürde yasal bir altyapı da oluşturulmuş, askeri birlikler ve istihbarat örgütü Teşkilatı Mahsusa aracılığıyla bir milyonu aşkın sivil insan Suriye sınırına doğru ölüm yolculuğuna çıkarılmıştır. 

Birleşmiş Milletler (BM)  Soykırım Suçunun Önlenmesine ve Cezalandırılmasına Dair Sözleşmeyi” ve bu Sözleşmedeki ''jenosit'' tanımını kaleme alan Polonyalı hukukçu Raphael Lemkin bu konudaki şu çarpıcı ifadelerini tekrar hatırlatmakta fayda görüyoruz:  “Ben soykırım suçunu Ermeni halkına yapılanlardan esinlenerek düşündüm ve kaleme aldım. Zira bir insanı öldüren cinayetten yargılanıyor, ama bir milyon insanı öldüren ise yargılanamıyor.”

İstanbul’da yapılanların bir benzerini de Diyarbakır Valisi olan Dr. Reşit tarafından Diyarbakırlı Ermenilere uygulamıştır. Hepimizin okuduğumuz veya büyüklerimizden duyduğumuz Ermenilere yapılan utanç verici bir hikâyesi vardır. Ermeni halkıyla ilgili büyüklerimizden duyduğumuz birkaç söz bile bu halka neler yapıldığını yeterince dile getirmektedir. “Fermana Fıla rabubu”, ”Fıle hemu kırkırın” sözü aslında Ermeni Jenosidi ile ilgili tarihi ve hukuksal bir tartışmaya gerek bırakmayacak açıklıkta Ermeni halkının nasıl bir uygulamaya maruz kaldığını açık şekilde ortaya koymaktadır.

Ermeni halkının yaşadığı hakikatin ortaya çıkmasını ve bu halk içinde adaletin gerçeklemesini talep ediyoruz. Bir kez daha mazlum Ermeni halkının acısını paylaşıyor, soykırım kurbanlarını saygıyla anıyoruz.