15.04.2019

İddiaya göre 14 Nisan 2019 günü saat 03.20 sıralarında yapılan ihbar üzerine Sümer Park’a giden polis ekipleri, Recep HANTAŞ isimli şahsı başından vurmak suretiyle öldürmüşlerdir. Olaya ilişkin yetkili merciler uzun süre açıklama yapmamış, Hantaş’ın yanlışlıkla öldürüldüğü şeklinde haberler medyada yer almıştır.

Diyarbakır Valiliği bir gün sonra 15 Nisan 2019’da “Dur İhtarına Uymayan Şahıs” başlığıyla bir basın açıklaması yapmıştır. Açıklamada; olayın meydana geliş biçiminden ve polisin sorumluluğundan ziyade, öldürülen kurban Recep Hantaş ve yanındaki kişinin adli kayıtları kamuoyuna ifşa edilmiştir. Valilik ayrıca iki personelin tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildiğini de belirtmiştir. Aldığımız bilgilere göre şüpheli polislerden birisi tutuklanmış, diğeri de adli kontrol ile serbest bırakılmıştır.

Olayın meydana geldiği andan şu ana kadar, yetkililerin kamuoyuna sağlıklı bilgi vermediğini, soruşturmanın adil ve şeffaf yürütülmediği yönündeki endişelerimizi kamuoyu ile paylaşmak isteriz. Geçmiş dönemlerdeki tecrübelerimizden hareketle cinayet faillerinin kamu görevlisi olduğu durumlarda, yetkililerin; etkili, tarafsız ve bağımsız bir soruşturma yürütme konusunda iyi bir pratiğe sahip olmadığını biliyoruz. Nitekim maktulün yakınlarıyla yapmış olduğumuz görüşmelerde, ailenin hiçbir şekilde soruşturma sürecinden haberdar edilmediği, otopsi ve diğer tüm soruşturma işlemleri tamamlandıktan sonra sadece cenazenin teslimi aşamasında haberdar edildiklerini ve hastaneye çağrıldıklarını söylemişlerdir.

Failin tutuklanmış olması elbette önemli bir gelişmedir. Ancak bundan daha önemli olan şey ise soruşturmanın etkin, adil ve şeffaf yürütülmesi gerekliliğidir. Aksi durumda maddi gerçeğin ortaya çıkması mümkün olmayacak ve fail ya da failler bir kez daha cezasızlık şemsiyesinden yararlanarak cezasız kalacaklardır.   Yetkililerin soruşturmayı özenli, tarafsız ve bağımsız bir şekilde yürütmenin yanı sıra, kamuoyunu da soruşturmanın selametini tehlikeye düşürmeyecek şekilde bilgilendirme zorunluluğu da vardır. Bu şeffaflık da soruşturma sürecinin vazgeçilmez bir parçasıdır. Bu saate kadar bu sorumlulukların önemli bir kısmı yerine getirilmemiştir.

Olayın ilk bakışta bir yargısız infaz olduğu yönünde güçlü parametreler olmakla birlikte, soruşturma ile ilgili olarak daha detaylı bilgi ve belgelere eriştikten sonra bu konuda bir değerlendirme yapmayı doğru bulmaktayız.

Tüm bu nedenlerle;

  1. Maktulün ailesinin veya avukatlarının soruşturma sürecine aktif bir şekilde katılmaları sağlanmalı, soruşturma dosyası taraf avukatlarına eşit bir şekilde açık tutulmalıdır,
  2. Olaya ilişkin en önemli delil hiç kuşkusuz olay yerine bakan mobese ve diğer tüm kameraların kayıtlarıdır. Bu nedenle bu kayıtlar derhal toplanmalı ve adli emanete alınmalıdır,
  3. Olay yeri incelemesi bağımsız ekiplerce (Jandarma olay yeri inceleme ekipleri) yapılmalı ve sistematik bir şekilde kameraya kaydedilmelidir,
  4. Olayın yegane görgü tanığı olan ve Valilik açıklamasında ismi R.Y. olarak verilen kişinin ifadesi zaman geçirilmeden ve bir avukatın refakatinde alınmalıdır,
  5. Yetkililer soruşturmanın aşamaları konusunda kamuoyuna tatmin edici, hızlı ve tarafsız bir şekilde bilgi vermelidir.

Bu çerçevede olayın tüm yönleriyle ortaya çıkarılması için Diyarbakır Barosu olarak soruşturma sürecinin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.

 

Av. Cihan AYDIN

Diyarbakır Baro Başkanı