Page 111 - 2018-2021 Çalışma Raporu
P. 111

olaylar geride tarifsiz bir matem bıraktığı gibi toplumda yaratılan şiddet duygusunun
          da hangi boyutlara vardığını çarpıcı bir biçimde ortaya koymaktadır. Unutulmamalıdır
          ki ölümün telafisi ve tesellisi yoktur. Bu yüzden yaşamı savunmak bugün için daha zor
          ama daha elzem bir hal almıştır
          Değerli Arkadaşlar,

          İnsan topluluklarında şiddet daima var olmuştur. İnsan doğası henüz şiddetin var ol-
          madığı bir toplum modeline imkan tanımamaktadır. Fakat uygar toplumlar bu kadim
          sorunu eğitim ve hukuk gibi evrensel kavramlarla çözmeye ya da azaltmaya çalışmak-
          tadır. Bugün yaşamı temel değer kabul eden ülkeler daha huzurlu ve güvenli toplumlara
          sahiptirler. Ülkemizde ise ne yazık ki şiddet, ürkütücü bir şekilde artarak hayatın her
          alanında yayılmış bulunmaktadır. Her gün evlerde, okullarda, sokaklarda şiddetin farklı
          ve dehşet verici yüzüne tanıklık ediyoruz. Eğitim ve hukuk alanındaki eksiklikler, ku-
          rumların görevlerini yerine getirmemesi gibi nedenler bu gidişatın daha da endişe verici
          bir hal almasına sebep olmaktadır. Bu şekilde devam edilmesi halinde giderek daha
          kontrolsüz ve kaotik bir topluma dönüşeceğimiz bir gerçektir.

          Evet arkadaşlar ülkemizde şiddet günden güne artmaktadır. Bunun en temel sebeplerin-
          den biri de bireysel silahlanmadır. Silahlanma ne kadar artarsa bu silahların kullanımı
          da o derece artar. Türkiye’de son 10 yılda ruhsatlı veya ruhsatsız silah sayısı en az 10
          kart arttı. Umut Vakfının hazırlamış olduğu ‘’Türkiye’de Silahlı Şiddet Haritası-2018’’
          raporuna göre, günde 6 kişi, yılda 2187 kişi bireysel silahlanma sebebiyle hayatını kay-
          bederken, birçoğu ağır olmak üzere, 3529 kişi yaralandı. İçişleri Bakanlığı’nın 2017
          Mayıs verilerine göre ise, 2016 yılının sonu itibari ile ruhsatlı tabanca sayısının 308 bin
          296’sı sivil vatandaşa ait olmak üzere toplamda 692 bin 921 ruhsatlı tabanca olduğunu
          açıkladı. Yine İçişleri Bakanlığı, sadece 2018 yılı içerisinde, toplamda 77 bin 185 silah
          ruhsatı verildiğini açıklamıştır. Ayrıca yüzde 85’i ruhsatsız olmak üzere toplamda 25
          milyon civarı bireysel silah bulunmaktadır.
          Türkiye’de son yıllarda silah ruhsatı almanın kolaylaştırılması ve bireysel silahlanma
          üzerindeki denetimin az olması; bireysel silahlanmanın artmasındaki en büyük etkenler-
          dendir. Silah ruhsatı verme tasarrufunda olan idare, bu yetkisini geniş kullanarak; adli
          sicil kaydı olmayan ve sağlık kurulu raporu alan 21 yaş üzerindeki kişilere ‘meşru ge-
          rekçeler’ bulunmasa dahi silah ruhsatı vermektedir. Toplumda silah bulunduran insanla-
          rın sayısındaki artış; ülkeden ülkeye değişiklik göstermekle birlikte, Türkiye’de işlenen
          birçok suçun artmasına neden olmuştur. Ayrıca ruhsatsız silahların kolay temin edildiği
          hatta ruhsatsız silahların internetteki bazı satış firmaları aracılığıyla kargo yolu ile bile
          satın alındığı; yetişkinler dışında çocukların da bu ruhsatsız silahları edinerek eğitim
          gördükleri kurumlara bu silahlarla gittikleri bilinen bir gerçektir. Devletin bu sorun kar-
          şısındaki kontrol ve denetim gücü ise oldukça yetersizdir. Bireysel silahlanmanın nor-
          malleştirilmesi, meydana gelen şiddet eylemlerinin toplum tarafından alışkanlık haline
          gelmesine, bunun bir toplum geleneğine dönüşmesine ve sadece bugünün değil sonraki
          nesillerin de güvenli ve huzurlu bir gelecek kuramamasına neden olacaktır. Kısacası
          karşılaştığımız tablo oldukça vahim ve korkutucudur. Kamu gücünü elinde bulunduran
          devlet, toplumun huzuru ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğün ye-
                                              110
   106   107   108   109   110   111   112   113   114   115   116