Page 116 - 2018-2021 Çalışma Raporu
P. 116
Tüm bunların bilinmesine rağmen, ne yazık ki Hasankeyf, ömrü ancak 50 yıl olabile-
cek Ilısu barajı ve Hidro Elektrik Santral (HES) projesine feda edilmek istenmektedir.
Bitme aşamasına gelmiş Ilısu Projesi yapılırken ulusal ve uluslararası hiçbir sözleşme
ve yasa dikkate alınmamıştır. En basitinden projenin bir Çevre Etki Değerlendirme yani
ÇED raporu dahi bulunmamaktadır.
UNESCO’nun Dünya kültürel miras kriterlerinin onda dokuzunu karşılayan dünyadaki
tek yer olma konumunda olmasına rağmen UNESCO da Hasankeyf’e ilgisiz kalmıştır.
Ayrıca kültürel mirasın korunmasına yönelik Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, yapılan
başvuru sonucunda, konunun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamına girmediği
yönünde karar vererek kültürel ve tarihi yıkıma ortak olmuştur. Bu zamana kadar yedi
anıtsal eser, doğal yerlerinden koparılmış, başka yere taşınmış, kalenin etrafına devasa
set örülmüş ve diğer fiziksel çalışmalarla Hasankeyf tahrip edilmiş olsa bile, geri kalan
devasa büyüklükteki arkeolojik alanlar ve Dicle vadisi hala kurtarılabilir.
Evet Ilısu Barajının bitirildiğinin ve yakında su tutmanın başlayacağının farkındayız,
iş bu baraj dolayısıyla çok ciddi anlamda maddi harcamaların yapıldığının ve pek çok
alanının kamulaştırıldığının da farkındayız. Ancak tüm bunlara rağmen Hasankeyf’in,
Dicle vadisinin tarihi ve kültürel dokusu düşünüldüğünde, bu baraj nedeniyle tüm bun-
ların yok olacağı göz önünde bulundurulduğunda, en önemlisi de barajın getirisi ve
götürüsü kıyaslandığında iş bu baraj projesinin durdurulmasının ve akabinde iptal edil-
mesinin ülkemizin daha faydasına olduğunu düşünmekteyiz. Tarih ve kültür ile kıyas-
landığında milyarlarca liralık harcamaların bir anlamının olmadığı kanaatindeyiz.
En azından bu yöndeki uzman raporlar da göz önünde bulundurularak barajın kodunun
düşürülmesi yoluyla Hasankeyf’in sular altında kalmasını engelleyecek bir seçeneğin
115

