Page 400 - 2014-2016 Çalışma Raporu
P. 400
l. ve 15. Maddelerinde temel hak ve özgürlükler, ancak savaş, seferberlik, sıkıyönetim
ve olağanüstü hal dönemlerinde ve anayasanın 90. Maddesi gereği "uluslararası sözleş-
melerden doğan yükümlülükler ihlal edi]meden kısmen ya da tamamen durdurulabilir"
demektedir. Vatiliklerin, olağanüstü hal ilan edilmeden, yetki gaspı suretiyle, uzunca bir
süre sokağa çıkma yasağı ilan ederek; uluslararası sözleşmelerden doğarı yükümlülükler
dahil, anayasaya ve yasalara riayet etmeksizin yaşam hakkı başta olmak üzere temel hak
ve özgürlükleri ortadan kaldırması ve bu süreçte güvenlik güçlerince kamuya ait hizmet
kurumlarının (belediye, okul, hastane vs. karargAh haline getirilmesi kabul edilemez-
)
dir. Yaşam hakkı, işkence ve kötü mumale yasağı, ayrımcılık yasağı, özgiirlük ve gü-
venlik hakkı, özel hayata ve aile hayatına saygı, seyahat özgürlüğü, mahkemeye erişim
hakkı, sağlık ve eğitim hakkı, konut ve mülkiyet dokunulmazlığı, haberleşme özgürlüğü
gibi, temel hak ve hürriyetlerin ihlaline yol açan sokağa çıkma yasağı ilan etme yetkisi-
nin valiler tarafından bu şekilde ku]lanılması açık bir şekilde hukuka aykırılık teşkil
etmektedir.
Diğer yandan, devlet yetkilileri yaptıkları sayısız açıklama ile sokağa çıkma yasakları
nedeniyle operasyonların aralıksız olarak devam ettiğini ve edeceğini, sürekli bir çatış-
ma halinin varlığını kabul etmektedirler. Ulus]ararası nite]ikte olmayan silahlı çatışma,
"kurulu hükümet ile o hükümete tabi topluluk]ar arasında, ulusal ülke içinde, silahlı
kuvvet kullanılmasını içeren ve silahlı bir isyan veya iç savaş boyutuna ulaşmış silahlı
çatışma" durumudur. Bu anlamda iç sitahlı çatışmadan bahsedebilmek için, ". . . kuvvet-
ler arasında belli bir dereceye ulaşmış açık bir çatışma sürecinin mevcut olması . . . "
gerekmektedir. Sokağa çıkma yasaklarının sürelerine, ilan edildikleri il, ilçe sayısına ve
yetkililerin açıklamalarına bakıldığında mevcut durumun, iç silahlı çattşma düzeyine
yükseldiği görülmektedir. Bu nedenle çatlşan taraflar açısından, 1949 tarihli Birleşmiş
Milletler (BM) Cenevre Sözleşmelerinin Ortak 3 Maddesinin uygulanması ve madde
kapsamında yükümlülüklerin yerine getirilmesi zorunluluk halini almıştır. Maddenin
ihlali ulusal ve uluslararası sorumluluğa ve cezalandırılmaya neden olacaktır.
Cenevre Sözleşmeleri Oıtak Madde 3
"Milletlerarası mahiyette olmayan bir silöhlı anlaşmazlığın Yüksek Akit
Tarafl arından birinin toprakları üzeri nde çıkması halinde, an|aşmazlığa
tarafteşkil edenlerden her biri, en az surette, aşağıdaki hükümleri
uygulamakla mükellef olacaktır:
1. Muhasamata dogrudan doğruya iştirak etmeyen kimseler, sil6hlarını terk edenler ve
hastalık, yaralılık, mevkufluk veya herhangi bir sebeple muharebe dışı kalanlar, ırk,
renk, din ve akide, cinsiyet, doğum ve seryet veya buna benzer herhangi bir kıstasa
dayanan ve aleyhte görtilen hiç bir tefrik yapılmadan insani surette muamele görecek-
lerdir.
Bu sebeple, yukarıda bahis konusu kimselere; aşağıdaki muamelelerin yapılması, nerede
ve ne zaman olursa olsun, memnudur ve memnu kalacaktır:
a) Hayata, vücut bütünlüğüne ve şüsa tecavüz ile her nevi katil, sakatlama, vahşice
muamele, işkence ve eziyet,
ö/ Rehine almak,
c) Şahısların izzeti nefislerine tecavüz, bilhassa hakaretamiz ve haysiyet kıncı muame-
leler,
212

