Page 395 - 2014-2016 Çalışma Raporu
P. 395

de ve anlaşmazlıklarda  rol alan  kişilerden  birisi  olduğunu  ifade etmişlerdir.
              Yaşamını  yitiren Taybet İnan isimli yuıttaşın  eşi
              Eşim  Taybet ve kardeşim Yusuf 19 Aralık 2015  tarihinde  18. 45 sularında wruldu.
              Eşim olay  esna§ında  karşı taraftaki  evdeydi.  Biz bu üç dört  ev hepimiz  akabayız. Kı-
              zım, kardeşim,  oğluma ait evlerdir.  Ben kendi  evimdeydim.  Giriş kattaydım.  Namaz
              kılıyordum.  Eşlm Taybet,  benim içinde  olduğum  evimizin  1. katınrn  yandığını  görmüş,
              söndürmek  ve barıa  haber  vermek  için sokağa  çıkmış.  Çıktığı  ev ile bizim evin arası 4
              metredir.  Bu esnada  vurulmuş. Ben sesleri  duyup evin yanından bakiım  ve kendisine
              seslendim.  'Gelme,  ateş ediyorlar,  senide ıururlar'  dedi. Baktım  bulunduğum  yere  ateş
              ediyorlardı.  Taybet' e 'sana ip atıyorum  onu koluna  bağla ben  seni  çekeyim'  dedim. İpi
              attlm ama tutamadı  tekrar  atarken elimden  vurdular  beni. Bende elimden  yaralandım.  -
              Bu esnada  elindeki yarayı gösterdi,  parmağının  yaralı  olduğu  ve parmak  kısmının  kırık
              olduğu  ve içinde  halen  şarapnel  parça artıkları  olduğu  heyetimizce  görüldü.  Heyetimiz
             tarafından kendisine  bunun  için hastaneye  neden  gitmediği  soruldu: Cevaben  'Benim  bu
              devlete  ve onun  hastanesİne  güvenim  kalmamıştır.  Yaralı eşimi  ve kardeşimi  ölüme terk
             edenlere ben  nasıl güveneyim?  ' denildi- Bu esnada  kardeşim  Yusuf karşıdaki  evinden
             duvann  dibinden  Taybet'i  kurtarmaya  çahştı  ki; oda kandan  vuruldu  ve yaralandı.
             Kardeşimi  karşıdaki  eve doğu  çekebildiler.  Kardeşim  de karşıdaki  evin  bodrumunda
             karı kaybından  öldü.
             Yaşamını  yitiren  Taybet İnan  isimli  yurttaşın  oğlu
             Ben olay esnasında  dşarıdaydım.   Şoftirlük  yapıyorum.  Annemin  ve amcamın  yaralan-
             dığı olayı duyunca  bütün  yetkilileri  aradım.  Emniyeti,  valiyi,  kaymakamı  aradım.  Be-
             nim bütün telefon  kayıtlarım  emniyette  vardır.  Duyduğum  ve dinlediğim  kadarıyla  ba-
             bam vurulan  anneme ip atıyor. "Tut,  ben  seni  çekerim.  " diyor.  O esnada amcam  da
             yardımcı olmak  için  çıkıyor  ama oda kaından vuruluyor.  Annem  o halde  ayağından
             vurulmuş   şekilde  sokak  oıtasında  7 saat yaralı kaldı. Kan kaybından  ölmüş.  Yarası   çok
             ağır  değilmiş.  Babam  elinden  yaralanmış. Annemi  kurtarmaya  çalışırken   yaralanmış.
             Ben olay resmi kurumlara bildirdim. Ama  kimse  yaralr annem€  ve amcama  yardım
             etmedi.  Onların  kan kaybından  ölmelerine  göz yumdular. Annem  ayağındarı  vuruldu.
             Kan  kaybından  öIdü.  Babam dışarıya  çıkmaya çalışıyordu  ama  hemen ateş ediyorlardı.
             Telefonda  ailemle konuşuyordum.  Annem  sabaha kadar yaşıyordu gece  kan kaybındaır
             ölmüş. Telefonla  konuştuğum  emniyet ateş etmeyeceğiz  diyor.  Bizimkiler  beyazbez
             çıkarıyorlar  tam hareket ediyorlar ki onu da vuruyorlar.  Annem ve amcam  kan kaybın-
             dan öldü. Annem  7 saat  sonra  amcam ise 9 saat sonra  öldü. Annem  Taybet'in  cenazesi  8
             gün yerde,  sokak  ortasında  kaldı.  Amcamın  cenazesi  de karşıdaki  evin bodrumunda  8
             gün kaldı. Birçok kez  emniyeti  aradım "Hiç olmazs4  annemin  cenazesini  sokaktan
             kaldırın.  " dedim.  Onu da yapmadılar.  Milletvekilleri  de deweye  girdi  ama  cenazeyi
             kaldıramadılar.  Herkes,  mahallede  karşılıklı  bir  çatışmanın  olmadığını  söylüyor.  Asker-
             ler ve polisler  rastgele  bizim  evleri taramış.  8 gün sonra askerler  cenazeleri  almışlar ve
             kaçırmışlar. Ben "Cenazelerimizi  verin.  " dedim. Vermediler.  3-4 gün sonra Sırnak'tan
             bizi aradıllar.  "7 kişiyle gelin cenazeleri  götürün.  " dediler.  Bizler  gittik, "Hemen cena-
             zeleinizi  alın  ve gömün.  " dediler.  "Kabul  ediyorsanız,  edin; yoksa biz, gömeceğiz.  "
             dediler.  Cenazeye  "8 kişiden  fazla insan katılmayacak.  " dediler. Ben  hemen  imam
             buldum  ve akrabalarımızla  cenazeleri  almaya  gittik.  O esnada imamla  birlikte  9 kişiy-
             dlk. "Sayı 8 olacak.  " deyip beni cenazelerin  gömülmesi  merasimine  bırakmadılar.  Böy-
             le bir  şey  olur mu?_Bu  nasıl bir mantıkiır?_Bütün  her  şeyi  bir pları içinde  yapıyorlar.
             Bizlere  hile ile kdğıtlar  imza|atmaya   çalışıyorlardı.


                                              207
   390   391   392   393   394   395   396   397   398   399   400