Page 363 - 2014-2016 Çalışma Raporu
P. 363
mantn etkin, etkili yürütülmediğini düşünmektayiz. haita6ize göre son günlerde soruş-
turma sürüncemede bırakıImaktadır. Soruşturma ağır aksak yürütülmekte ve soruştur-
manın işleyişi durdurulmak istenmektedir. Yine bildiğiniz izere 20 Temmuzdan bu
yana Si[van, Cizre, Silopi, sur ve daha birçok yerde çok uzun süren, uluslararası mevzu-
aia aykffı olan, bırakın uluslararası hükümleri hukuk ilkelerini, Türkiye Cumhuriyeti
Anayasasına ve kanunlarına dahi aykırı olan çok uzun süreli sokağa çıkma yasaklarının
varlığından haberdarsınız. Bu çatışmalı ortamda başta yaşam hakkı olmak üzere birçok
insan hakkı ihlal edilmektedir. Biz Diyarbakır Barosu olarak defaatle ve uzun yıllardır
dile getirdiğimiz izere Kürt Meselesinin ancak demokratik ve barışçı[ yöntemlerle çö-
zülebileceğini savunuyoruz. Bunu sürekli olşarak her fırsatta dile getiriyoruz. Çatışma
ortamının, silahı, operasyonun ve şiddetin Kürt Sorununda bir çözüm üretemeyeceği,
çattşmanın hiç kimseye hiçbir şey kazandırmayacağı, aksine kaybettireceği; toplumdaki
ve halklar arasındaki kırılma ve ayrışm ay| art1:ıraca}| ve onarılamaz bir dereceye getire-
ceğini düşünüyoruz. 40 yıllık ağır çatışmalı dönem bize bunu açıkça ispat etmektedir.
Ancak devlet görevlilerinin sokağa çıkma yasaklarında ısrar etmesi bizce anlaşılmaz bir
durumdur. Bu yoğun çatışmalı ortamda hepinizin bildiği üzere dün Çınar'da bir patlama
meydana geldi. Bu patlamada üçü (3) çocuk olmak üzere toplamda altı (6) kişi yaşamını
yitirdi. Bunlardan biri (l) polisti. Biz Diyarbakır Barosu olarak şiddete, özellikle siville-
re yönelik şiddete karşı olduğumuzu bir kez daha dile getirmek istiyoruz.
Öte taraftan barış isteyen, İmza kampanyası düzenleyen bir grup akademisyen hakkında
soruşturma açılması, düşünce ve ifade özgürlüğünün Türkiye'de katledilmesi anlamına
geliyor. Bildiğiniz üzere bu sabah 19 akademisyen o metne imza attıkları için gözaltına
alındılar. Bu bizce bir hukuk garabeti, bir hukuk ve demokrasi ayıbıdır. Öte yandan
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Sayın Metin FEYZİOĞLU'nun yapmış olduğu açıkla-
ma, Diyarbakır Barosu tarafından kabul edilemezbir açıklama olduğunu bilmenizi iste-
rim. Banş isteye bir grup aydını mütareke yıllarında Istanbul'daki nerdeyse vatan haini
dercesine aydına benzetmesi kabul edilemez bir tutum ve davranıştır. Bizce Metin
FEYZİOĞLU o bir grup aydına hakaret etmiştir. Öbür yandan Ergenekon sanıklarından
olan Sedat PEKER'in söylemlerine soruşturma açılması ve tutuklanması için buradan
açıkça çağrıda bulunuyoruz. Söylediği sözleri benim burada dile getirmeme aldığım
hukuk eğitimi müsaade etmiyor. Kendisi daha önce de yaptığı bir mitingde buna benzer
açıklamalarda bulundu ve Baromuz kendisine suç duyurusunda bulundu. Biz Diyarbakır
Barosu olarak çatışmalı ortamın derhal sonlandırılmasını, Kürt Meselesinin ancak diya-
log ve müzakere yolu ile çözülebileceğini tekrar ediyoruz. Aramızda Çağdaş Hukukçu-
lar Deeği'nden birçok üye ve yöneticiler aramızda. Ben ÇAğdaş Hukukçular Deeği
Başkanı Sayın Selçuk KOZAĞAÇLI'ya da söz vermek istiyorum. Teşekkür ediyorum.
Selçuk KOZAGAÇLI / Çağdaş Hukukçular Deeği Genel Başkanı
Teşekkür ediyorum Sayın Başkan. Değerli basın emekçileri iki konuda görüş belirtmek
istiyorum. Bugün çeşitli vesilelerle Diyarbakır'daki zor günler, saldırılar ve katliamlar
konusundaki görüşümüzü açıkladık.
Birincisi Tahir Başkan konusu. Hiçbir şey bizi Tahir ElÇİ'nin katillerini bulmaktan
alıkoyamaz. Eğer Tahir şu anda yaşamlş olsaydı ve katledilen aramızdan biri olsaydı
üzerinden kaç yıl geçmiş olursa olsun Tahir ısrarla uğraşır ve katilleri bulup yargı önüne
çıkarırdı. Bugün biz de aynı vefa borcuyla, aynı ciddiyet ve ısrarla, Tahir gibi çalışarak
onun katillerinde hesap soracağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Başta Diyarbakır
Barosu olmak üzere Çağdaş Hukukçular Deeği ve tüm diğer hukuk örgütleri bu dosya-
nın sahibidir ve bütün gücümüzle bu dosya için mücadele edeceğiz.
115

