Page 360 - 2014-2016 Çalışma Raporu
P. 360
Silopi'deki l00 mesleklaşımızın sokağa çıkma yasağı nedeniyle bizlere ev sahipliği
yapamadığı bir toplantının burukluğunu yaşıyoruz.
Küı1 meselesinin şiddet dışı yöntemlerle çözülmesine ilişkin toplumda var olan çok
güçlü desteğe rağmen beş aydır, Kürt şehirlerinde yaşanan çatışma ve operasyonların
sonuçları, Kürt meselesinin şiddete hapsolduğu son 30 yıldan fazla çok daha fazla tahri-
bat ve en önemlisi bir arada yaşama inancının yok olmasına sebebiyet verecek bir hal
almıştır.
Hiçbir hukuksal altyapısı olmadan güvenliğin ve kamu düzenin sağlanması gerekçeleri
ile ilan edilen sokağa çıkma yasakları tam tersine başta yaşam hakkı olmak üzere, sağ-
lık, barınma gibi en temel hakların ihlaline, işkence kötü muamele, ırkçı uygulamalar ile
insani değerlerin açıkça tahribine zemin hazırlamlştr.
Siyaset kurumunun şiddete ve güvenlik anlayışına teslim olması aynı zamanda kendini
inkAr anlamına gelmektedir. Kürtlerin birey ve toplum olmalarından kaynaklanan hakla-
rının güvence altına alınması tartışmalarından, ağır insan hakları ihlallerinin yaşandığı
bu ortama dönüşün sonuçları elbette bütün toplum için olduğu kadar siyaset kurumu
için de çok ağır olacaktır.
Başta bütün bu şiddete kaynaklık eden yasak kararları, operasyonlar sırasında bütün bir
toplumun gözü önünde yaşanan hak ihlalleri ve kötü muamelelere ilişkin başvurularda
bırakın hakları güvence altına alan kararlar, bu ihlalleri meşrulaştıran ve örten güvenlik-
çi politikalarla senkronize, kolluk ve idarenin hukuk dışı uygulamalarına çezasız|ık
güvencesi altına almtş bir yargı pratiği ile karşı karşıyayız.
Bizler Doğu ve Güneydoğu Bölgesi Baroları olarak hatırlatıyor ve uyarıyoruz;
Özellikle sivil alanlarda devam eden çatışmalar bir an önce bitirilmeli ve ağır insan
hakları ihlallerine zeminhazırlayan tüm çatışma ve operasyonlar sonlandırılmalıdır.
Ağır insan hakları ihlallerine sebebiyet veren sokağa çıkma yasakları bir an önçe kaldı-
rılmalıdır.
Siyaset kurumu kendi varlık sebebini ortadan kaldıran güvenlikçi politikalardan ve
uyguIamalardan vazgeçmelidir.
Kürt meselesinin Kürtlerin bireysel ve toplum olmasından kaynaklanan tüm haklarını
güvence altına alacak fiili, siyasi ve hukuksal zemini bir an önce oluşturulmalıdır.
Büyük bir toplumsal destek ve e mekle gelinen mutabakata bir an önce dönülmelidir.
Yargı hukuksuz uygulamaları meşrulaştırmakan ve cezasızlık politikalarındanvazgeçe-
rek, bireylerin temel haklarını güvence altına alan asli rolüne dönmelidir.
Aksi takdirde vefatının yıldönümünde saygı ve rahmet ile andığımız Şerafettin Elçi'nin
de defaatle uyardığı gibi ağır tahribat gören toplumsal barış ve bir arada yaşama kültürü
geriye dönüşü olmayacak bir şekilde kaybolacaktır.
ADIYAMAN BAROSU DERSiM BAROSU
AĞRI BAROSU DİYARBAKIR BAROSU
BATMAN BAROSU HAKKARI BAROSU
BİNGÖL BAROSU IĞDIR BAROSU
BiTLİS BAROSU MARDİN BAROSU
|72

