Page 349 - 2014-2016 Çalışma Raporu
P. 349

Benzer  şekilde,  90'lı yılları aşan  şeki|de,  cenazelere  dahi işkence  yapılan  bir yıl yaşa-
             dık; ve bu süreç devam  etmektedir.  Gözaltına  alınanların  ve naaşlartn işkence  gördüğü
             açığa  çıkmıştır.  AKP Hükümeti,  sorumluları  görevden  a[ıp  yasal süreç başlatacağına;
             öeğin Hacı  Lokman Birlik  olayında  olduğu  gibi, bu görüntüleri  sosyal  medyaya  vererek
             devletİn  operasyonlarınt  tartışttrır  hale getirdiği  için bazı polisler hakkında  soruşturma
              başlatmıştır.  Bu bile, AKP'nin  politikalarının merkezinde  insanın değil; devletin  yer
             aldığının  açık bir itirafıdır.  İşkence ve gayriinsani  muamele,  gözaltt  birimlerinde  ve bu
             birimlerin  dışında,  sokakta  yaşanmaya  devam  etmektedir.  Buna karşılık,  işkence  uygu-
             layan ve cinayet  iş|eyen kolluk için "cezasızlık"  politikalarında  ısrar eden  devlet  ak]ına
             buradan  seslenmek  isteriz  ki; biz, failler hak ettikleri cezaya  çarptırılana  kadar  hukuk
             mücadelemizden  asla vazgeçmeyeceğiz!_90'lı  yılların  Cizre,Lice,  Ku[p  katliamlarının
             sorumlularını;  davaları  batı  illerine naklederek  bugün  beraat ettirmiş olabilirsiniz  ama
             uluslar  arası  hukuk  ve adalet  diye  bir  şey  de vardır!_Biz  ne 90'ların  ne de bugünün  katil-
             l eri n d e n he sap sormaktan  as  I a v azge  çmey  ece  ğiz|.
             Yİne,  Küıt sorununun  barışçıl  çözümüne  denk  gelen Dolmabahçe mutabakatındanvaz-
             geçen  AKP, toplantı  ve gösteri  özgürlüğü  ile örgütlenme  özgürlüğüne  yönelik  ihlallerde
             de aılışa  geçmiştir.
             Düşünce-İfade  ve İnanç Özgürlüğü'ne  yönelik  ihlaller  de hız kesmeden  devam  etmek-
             tedir. Muhalif basın  yayın organlarının  susturulması,  yüksek  para cezalarının  verilmesi,
             muhabir]erin  tutuklanması  ve haber esnasında polis   şiddetine   maruz kalma]arı  gibi  uy-
             gulamalar,  ilimizin  ve bölgenin  de bir rutini haline  gelmiştir.  Sadece kendisine  demok-
             rat-kendisi için özgürlük  isteyen  bir AKP, tek sesli bir toplum yaratmak  uğruna,  hem
             basın  özgürlüğünü  ve hem  de ifade  özgürlüğünü  hiçe saymaktadır.
             Bir ülkedeki özgürlüklere  yaklaşımın  en temel  göstergelerinden  biri de cezaevleri  poli-
             tikalarıdır.  Cezaevlerinde  halen 300'ü ağır,756  hasta  mahkum  bulunmaktadır.  İktidar,
             hasta  mahkumları  tahliye  etmeyerek  aynı zamanda,  BM sözleşmelerini  de ihlal  etmek-
             tedir.

             Kadına  Yönelik  Şiddet;  erkek  egemen politikaların  hayatın  her alanında  devam  etmesi
             ve yargı  ile idari pratiklerin  de kadına yönelik  şiddeti  beslediği  bir yıl daha  geçirdik.
             Kadın  cinayet]eri  ve tecavüz  dosyalarında,  faillerin  takım elbise giymelerinden  tutalım
             da envai türlü  gerekçelerle  ciddi  ceza  indirimlerinden  yararlanmalarından  dolayı,  şiddet
             vakaları  artarak  devam etmiştir.  Kadını öteki  gören,  annelik  rolüne hapseden  ve ayrımcı
             politikalarını  derinleştlren  AKP iktidarı, bu yaklaşımlarıy[a  kadına  yönelik   şiddetin
             artmasından  birinci dereceden sorumludur.  "Kadın  cinayelleri  politiktir"  şeklindeki
             yaklaşımımız,   şiddeti  durdurmak  istemeyen  devlet aklına  bir yanıttır.  Son olarak, An-
             tep'de  IŞID  üyelerinin  bir ofis tuttuğu,  bu ofiste  aracı  şahıslar  aracılığıyla  ellerinde
             tuttukları  Ezidi kadın ve  çocukları   yüksek  meblağlar  karşılığında  sattığı, ofisin içinde
             bulunan  IŞlD üyelerini  para  sayma  makineleriyle  birlikte  görüntülendiği  belge  ve ha-
             berlerin ortaya  çıkması  üzerine,  konuya müdahil  olduğumuzu  buradan  tekrarlamak
             isteriz.  Son birkaç  ayda  canlı bombaları  aracılığıyla  l35 insanımızı  katleden  bu  çete-
             örgüt  üyeleri  nasıl oluyor  da, Antep  ilimizde ellerini  kollarını  sallayarak insan  ticareti
             yapmak  gibi bir insanlık  suçunu gerçekleştirebiliyorlar?_Buradan   bunu  yüksek ses[e  bir
             kez daha sormak istiyoruz.
             Değerli  Basın  Emekçileri,
             Saygıdeğer  İnsan  Hakları  Savunucuları,
             Son derece ciddi  ve sistematik  hak ihlallerinin  yaşandığı  bir bölge  olması  hasebiyle  bir

                                              161
   344   345   346   347   348   349   350   351   352   353   354