Page 121 - 2014-2016 Çalışma Raporu
P. 121

IJaziran2016
            işrnNcn ixsaışr,r« suçuDuR!
            26 Haziran İşkenceye  Karşı Mücadele  ve İşkence  Görenlerle  Dayanışma Günü  kapsa-
            mında Koşuyolu  Parkı İnsan Hakları Anıtı önünde;  Diyarbakır  Barosu,  İnsan Hakları
            Demeği  Diyarbakır  Şubesi  (İhd.1.  Türkiye  İnsan Hakları Vakfı Diyarbakır  Temsilciliği
            GİHV),  Diyarbakır  Tabip  Odası,  Ses Diyarbakır  Şubesi'nce  ortak bir basın  açıklaması
            yapıldı.
            Baromuzu  temsilen  açıklamaya katılan Diyarbakır  Barosu  Genel  Sekreteri  Av. Abdul-
            lah  ÇAĞER  ve Diyarbakır  Barosu  Yönetim Kurulu üyesi  Av. Kutbettin  ODABAŞI
            açıklamadan  sonra  diğer  sivit toplum  kuruluşlarıyla  ortak  hazırlanan  "İşkenceye  Hayır"
            konulu  broşürleri  Koşuyolu  parkında bulunan vatandaşlara dağıttı.
            işrnNcr  iNsaNr,rr  suçuDuR!


            26lJlaziran  İşkenceye  Karşı Mücadele  ve İşkence  Görenlerle Dayanışma  Günü
            Birleşmiş  Milletler  uzun yıllar süren  hazırlık  çalışmaları  ve tartışmalar  sonucunda  1984
            yılında  "İşkence  ve Diğer  Zalimane, İnsanlık  Dışı ya da Onur Krncı  Muamele  ya
            da Cezaya Karşı Sözleşme"yi  kabul etmiş,  Sözleşme  yeterli  sayıda  devlet  tarafından
            imzalanmasından  sonra 26 Haziran  l987 tarihinde  yürürlüğe  girmiş, on yıl sonra 1997
            yılında BM Genel Kurulu,  sözleşmenin  taşıdığı  önem  nedeniyle  26 Haziran'ı  işkence
            görenlerle  dayanışma  günü  olarak  ilan etmiştir.
            İşkence görenlerle  dayanışma  gününde,  Türkiye'de  insan  hakları  ve özellikle  işkence  ile
            mücadelede  önemli  emekleri bulunan,  ömrünü  adeta bu alanda  mücadeleye  adayan ve
            bu yolda  tutuklanan  değerli  mücadele  arkadaşımız  Şebnem  Korur  Fincancı  ve arkadaş-
            larını  anarak  ve  çalışmalarına  kaldıkları  yerden  devam edeceğimizi  belirterek  başlamak
            ısterız.
            İşkence  ve kötü  muame[e  uluslararası  belgeler, bildirgeler  ve anlaşmalarda  ve iç hukuk-
            ta mutlak  olarak  yasaktır.  Fakat  ne yazık ki dünyada birçok  ülkede  de olduğu  gibi  Tür-
            kiye'de de işkence  ve kötü muamele  yasağı halen ihlal edilmektedir.  Sistem içindeki
            tüm kurumlar  ve işleyiş,  işkence  pratiğinin idari olarak  varhğına,  gelişmesine  ve uygu-
            layıcılarının  korunmasına  hizmet  etmektedir.  İşkencenin önlenmesi,  yasaklanması  ve
            insanlık  suçu  sayılmasında ne yazıkki,  başarı sağlanamamıştır.  İşkence  aletleri  halen
            yaygln  bir  şekilde  üretilmekte  ve kullanılmaktadır.  Yeni işkence  yöntemleri  yaratılmak-
            ta ve giderek kapalı  mekanlardan  açık  alanlara  çıkan  işkence uygulamaları,  kentlerin
            abluka altına alarak sokağa  çıkma   yasaklan  adı altında Kürt kentlerinde  yaşayanların
            tamamına uygulanmaktadır.  Egemenler  açısından  sistemi  korumanın  yolu  şiddet  ve
            işkence  uygulamalarıdır.  Sistem varlığını  yeniden  ürettiği  itaat, itiraf  ve sindirme araçla-
            rı ve yöntemleri  ile sağlamaktadır.
            Yasal Mevzuatta  Yeni Düzenlemeler  Ve İşkencenin  Korunmasr
            2015 yılı ve 2016 nın ilk yarısında,  insan hak ve özgürlükleri  açısından  akıl almaz  bir
            geri gidiş süreci  yaşanmıştır.  Bir önceki yıllan dahi aratan  polis, jandarma,  militer  ve
            paramiliter  güçlerin  pervaslzca  yetkilerinin  arttırıldığı  bir dönem olmuştur.  Bu dönemin
            baskın,  belirleyici  özelliği  o]arak Küıt  sorunundaki  çatışmasızlık  sürecinin  durdurulması
            ile beraber  birçok kişinin  sokağa  çıkma   yasakları  altındaki  şehirlerde  hayatlarını  kaybet-
            tiği velveya  yaralandığı,  gösteri ve yürüyüş  haklarını  kullanmak isteyenlerin  işkence  ve
                                             456
   116   117   118   119   120   121   122   123   124   125   126