Page 120 - 2014-2016 Çalışma Raporu
P. 120
kötü muameleye varan polis şiddetine maruz kaldığı, ifade ve düşünce özgürlüklerinin
her geçen gün daha da sınırlandığı ve muhalif olan tüm seslerin şiddet ve zorbalıkla
bastırıldığı, toplum içerisinde de muhalif gruplara yönelik ayrımcı ve nefret tutumları-
nın yerleştirilmeye çalışıldığı yeni bir olağanüstü hal dönemine girildiğini söyleyebili-
riz. Yaşanılan; otoriter siyasi iktidar varlığının gün geçtikçe güçlü ve kalıcı bir hal aldığı
ve bu nedenle ewensel insan hakları değerlerinin yaşamsal bir tehlike ile karşı karşıya
olduğu gerçeğidir.
Yasal mevzuattahızlıca yapılan değişiklikler işkence ve kötü muamele yasağı da d6hil
olmak üzere insan hak ve özgürlükleri açısından büyük bir tehlike oluşturmuştur.
Özgürlüklerin sınırlandırllması, muhalefet gruplarına baskı uygulanması, polisin yetki-
lerinin arttırılması ve hatta hukukun üstünlüğü ilkesinin neredeyse ortadan kaldırılması-
na yönelik en temel adımlardan biri İç Güvenlik Yasası olarak anılan Polis Vazife ve
Salahiyet Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanunun yürürlüğe girmesi oldu. 4 Nisan 2015 tarihinde yürürlüğe
giren söz konusu kanun işkence ve kötü muamele yasağı açısında da oldukça kaygı
vericidir.
Yapılan bu düzenlemelerle birlikte kişi dokunulmazlığı, konut ve işyeri dokunulmazlığı,
malvarlığı dokunulmazlığı, iletişim ve ifade özgürlüğü, adil yarglanma ve sau.ınma
hakkı ortadan kaldırılırken, kolluk güçlerine tanınan slnırsız diyebileceğimiz yetkiler,
başta yaşam hakkı olmak üzere kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı ile toplantı ve gösteri
yürüyüşü yapma hakkı açısından ciddi tehlike oluşturmaktadır.
Son yasal değişiklikler ve uygulamalardan sonra, kişilere yönelik işkence ve diğer kötü
muamele uygulama mekanlarının (sokak, açık alan, polis kordonu, polİs aracı, kayıt
öncesi aşamada gözaltı yerleri, "resmi gözaltı" yerleri dışında) genişlediği ve araçlarının
(kelepçe, tazyikli (basınçlı) soğuk su, cop, biber gaz| ve göz yaşartıcı kimyasallar, ka-
nister ve gaz bombası, plastik/ kauçuk mermi, ateşli silahlar) geliştirildiği gözlenmiştir.
BU SÜREÇTE İNSAN HAKLARI KURUMLARINA YAPILAN BAŞVURULAR
Türkiye İnsan Hakları Vakfi'na (TİHD 20l5 yıtında işkence ve kötü muameleye maruz
kaldığı iddiasıyla toplam 597 kişi başvurmuştur. Başıuranların 3'7l'i aynı yıl içinde
işkence ve kötü muamele gördüklerini beliıtmişlerdir. 2016 yılının ilk beş ayında ise
işkence ve kötü muameleye maruz kaldığı iddiasıyla toplam 2l0 kişi başvurmuştur.
İnsan Hakları Derneği'ne (İHD.1 yapılan başvuru ve araştırmalar sonucunda 2015 yılın-
da Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde gözaltında, gözaltı yerleri dışında, cezaey-
lerinde, korucular tarafindan, toplumsal gösterilerde ve özel güvenlik görevlileri tara-
fından işkence gördüğünü belirten 379 kişi tespit edilebilmiştir.2016 yılının ilk üç
ayında ise gözaltında, gözaltı yerleri dışında, cezaevlerinde, korucular tarafından, top-
lumsal gösterilerde ve özel güvenlik görevlileri tarafından işkence gördüğünü belirten
224 kişi belirlenmi ştir.
Hapishanelerde İşkence Ve Tecrit Uygulamalarr Devam Ediyor
Göza|tı merkezlerinin yanr sıra işkence ve kötü muamele uygulamaları cezaevlerinde de
devam etti. 2015 yılında da tutuklulara fiziksel ve psikolojik şiddet uygulanmasının yanı
sıra, hastanelerin fiziksel koşulları, sağlık imkanlarına erişimin kısıtlanması, hijyen ve
beslenme sorunu, hücre cezaları, küçük grup izolasyonları tutukluların fiziksel ve psiko-
lojik bütünlüklerinin ciddi şekilde zarar görmesine neden oldu. Hasta mahpusların du-
rumunda hiçbir iyileşme yaşanmadığı gibi, hasta mahpus sayısında ve hapishanede
457

