Page 119 - 2014-2016 Çalışma Raporu
P. 119
yaşamını yitirenlerin sayısında önemli bir artış yaşandı.
Cinsel İşkence Devam Ediyor
2015 yılında cinsel işkence vakalarında da önemli artış yaşandı. Bu dönemde yaşanan
bir kısım işkence vakasını hatırlatmak gerekirse; Muş Varto ilçesinde Kevser Ertürk'ün
işkence edilerek katledilmiş bedeninin teşhir edilmesi, iki kadının Şanlıurfa Emniyet
Müdürlüğü'nde cinsel işkenceye maruz kalmaları Erzurum Atatürk üniversitesinde
gözaltına alınan bir kadının emniyette iç çamaşırlarına kadar soyulduktan sonra işken-
ceye maruz kalması; Diyarbakır'da 6 Eylül'de gözaltına alınan bir kadının Diyarbakır
Emniyet Müdürlüğünde gözaltına alınan kadınlara sistematik işkence uygulandığına
dair mektubu ve 8 Kasım'da Diyarbakır Bismil'de gözalIına alınan bir kadının cinsel
işkenceye maruz kalması.
Diyarbakır ilinde farklı tarihlerde göz altına alınan şahısların çinsel işkenceye, tacize ve
çıplak aramaya marız kalmalarına ilişkin ve Diyarbakır D Tipi Ceza İnfaz Kurumunda
aralarında çocukların da bulunduğu tutuklu ve hükümlülere yönelik çıplak arama uygu-
lamasına ilişkin Diyarbakır İHD Şubesine yapılan başvurular bir bütün olarak cinsel
i şkence uygulamasında artı ş yaşandı ğını göstermektedir.
cezasızhk kültürü Devam Etti
İşkence ve kötü muamele uygulamasında bulunmuş görevliler hakkında etkin, hızlı ve
tarafsız soruşturmalar yürütülmemekte ve yapılanlar adeta görmezden gelinmektedir.
İşkence ve kötü muamele suçunu görmezden gelerek cezasız|ık kültürünü devam ettir-
me eğilimini özellikle hAkim ve savcıların yaklaşım ve kararlarında da gözlemlemek
mümkündür
Yeniden Çatışma Ortamı
20|5 yı|ı içerisinde Temmuz ayından itibaren çatışmasızlığın durdurulmasından sonra
yaşanılanlar nedeniyle l98 güvenlik gücü, 4l4 militan ve 222 sivil olmak üzere toplam
834 kişi hayatını kaybetti. Ne yazık ki hayatını kaybeden siviller arasında Diyarbakır
Barosu Başkanı Tahir Elçi ve TİIIV Cizre Referans Merkezi gönüllüsü Abdülaziz Yu-
ral'da yer almakladır. AB 20l5 Türkiye İlerleme raporunda da belirtildiği gibi, şiddetin
giderek artması insan hakları ihlallerine yönelik ciddi kaygıları da beraberinde getirdi.
Çatışmanın yeniden başlaması kendi başına insan hak ve özgürlükleri açısından kaygı
verici sonuçlara neden olsa da bu dönem itibari ile devlet son derece korkutucu bir yön-
tem daha uygulamaya başladı. Kürt kentleri ve ilçelerinde süresiz ve gün boyu uygula-
nan sokağa çıkma yasakları ilan edildi. Sokağa çıkma yasakları 16 Ağustos tarihi itibari
ile hiçbir yasal dayanağı olmadan süresiz ve gün boyu olarak uygulanmaya başlandı.
Sokağa çıkma yasağının ilk ilan edildiği tarih olan 16 Ağustos 2015 ile 20 Nisan 20l6
tarih]eri arasında en az 338 sivil (78'i kadın, 69'u çocuk, 30'u 60 yaş üstü) sadece resmi
sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş zaman dilimleri içerisinde ilgili çatışma ortamlarında
yaşamlarln1 yitirdi. Ayrıca, bu verilere dahil edilmeyen Cizre'de en az 78 cenaze ve
İdil'den en az |5 cenaze kimlik teşhisi yapılmadan defnedildi.
İdari bir uygulama olan sokağa çıkma yasakları sürecinde yaşam hakkı ve işkence yasa-
ğ başta olmak üzere güvenlik hakkı, özel hayata ve aile hayatına saygı, seyahat özgür-
lüğü, mahkemeye erişim hakkı, sağlık ve eğitim hakları sürekli ihlal edildi. Tutuklama-
|ar ve gözaltı olaylarında hiçbir hukuki kriter kalmadı ve düşman hukuk yaklaşımı de-
vam etti. İşkence uygulama alanları işgal altındaki kentin tüm sokakları yaşam alanları,
okul ve hastane binaları, hemen hemen her yer oldu. Sokağa çıkma yasakları esnasında
458

