Başta ölüm orucundaki meslektaşlarımız Ebru ve Aytaç olmak üzere tüm yurttaşlar için adil yargılanma talep ediyoruz.

15.06.2020

Avukatlar, akademisyenler, siyasetçiler, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri yani bilcümle muhalifler, itiraz edenler, karşı çıkanlar; aslında bütün yurttaşlar tehdit altında.  Hukukun ve adaletin esamisinin okunmadığı bu düzen, bir bir yutuveriyor insanları, hapsediyor.   Farkında değiller ama gücü elinde bulunduranlar bile tehdit altında. Çünkü adalet kaybolursa tuz da kokmuştur ve bu kokuyu bastırmak artık mümkün değildir.

Yurttaşları güce karşı koruyan, adalet terazisinin sağlıklı işlemesinin garantörü olan avukatlar da bozuk terazinin kurbanı oldu. Yasadışı infazların sorumlularının yargılandığı JİTEM dosyasında, Soma maden katliamı davası gibi onlarca toplumsal davada ezilenlerin ve yoksulların yanında yer alan ÇHD üyesi on sekiz meslektaşlarımız hukuksuz bir yargılamanın sonunda onlarca yıl hapse mahkûm edildiler.

ÇHD üyesi meslektaşlarımın adına yargılama denen bu sürecine birçok baro başkanı meslektaşım ile bizzat duruşma salonunda tanıklık ettik. Dağıtılan mahkemelere, birkaç saat içinde geri alınan mahkeme kararlarına, gizli tanık kumpaslarına, toplanmayan delillere rağmen verilen on yıllarca yıllık hapis cezasına tanıklık ettik.

Adil yargılanma hakkı gerek Anayasa’da, gerek ulusal mevzuatta, gerekse de Anayasa’nın 90.maddesi gereğince bir iç hukuk normu olan, hatta iç hukuk normundan da üstün olan AİHS’in 6. Maddesi ile bir istisna olmaksızın tüm yurttaşlar için temel bir hak olarak korunmaktadır. Ancak yerel mahkeme uygulamaları gerek ulusal mevzuattan, gerekse de uluslar arası mevzuat standartlarından çok uzaktır. Nitekim geçtiğimiz günlerde Anayasa Mahkemesi tarafından yapılan açıklamada, mahkeme kararlarının %52.1 oranında adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini belirtmiştir. AYM başkanının da belirttiği gibi adil yargılanma hakkı ciddi bir tehdit altındadır.

Bir toplumda avukatlar tehdit altındaysa, tüm yurttaşlar tehdit altındadır. İşte barolara yönelik gerçekleştirilmek istenen son yasal değişiklik girişiminin hedefi her ne kadar barolar olarak görünse de asıl hedef tüm yurttaşların hakkı ve hukukudur. Bu nedenle adil yargılanma talebiyle ölüm orucunda olan meslektaşlarımız Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’ın talepleri aslında tüm yurttaşların talebidir. Hukukun bütün temel ilkelerini yerle bir eden, gerçeği eğip büken gizli tanık ifadeleriyle 12 Marttan beri hapsedilen, sadece Urfa Barosu üyesi Avukat Sevda Çelik Özbingöl değil, tüm avukatlar ve yurttaşlardır.

Buradan sesleniyoruz, bu hukuksuzluğa son verin, meslektaşlarımızı serbest bırakın.

Adil yargılanma haktır!

Avukatları derhal serbest bırakın!

Adalet sağlansın, Ebru ve Aytaç yaşasın!