BASINA VE KAMUOYUNA (Çocuk Cezaevleri Kapatılsın!)

27.02.2015

                                                                                                                                 27.02.2015

 

BASINA VE KAMUOYUNA

(Çocuk Cezaevleri Kapatılsın!)

 

Değerli Basın Emekçileri,

2011 yılında Adana Pozantı Cezaevinde çocuklara yönelik olarak gerçekleştirilen cinsel taciz ve tecavüz olaylarının ardından, 2012 yılında Şakran, Kürkçüler, Antalya ve son olarak da Ankara Sincan Cezaevinde benzer ağır insan haklar ihlalleri yaşanmış olup, girişimimiz tarafından Çocuk Cezaevlerinin kapatılması gerektiğine yönelik kanaatimiz kamuoyu ile paylaşılmıştır.

 

Türkiye’de Çocuk Adalet sisteminin evrensel kriterlere uygun olmayıp tutukluluk süresinin adeta infaza dönüştürülmüş olduğunu ve çocukların kapalı ve açık ceza infaz kurumlarında yoğun hak ihlaline maruz kaldığını özellikle belirtmek istiyoruz. Zira cezaevinde kalan çocukların sağlık hakkından yeterince yararlandırılmadığı, ısınma sorunu yaşadığı, revire geç gönderildiği, yemek miktarlarının az olduğu veya çok yağlı yemeklerin verildiği, yeterince sosyal aktivite yapamadıkları, havalandırma sürelerinin çok kısa bir şekilde kullandırıldığına yönelik benzer pek çok hak ihlali yaşandığı, cezaevinde çocuklarla yapmış olduğumuz görüşmelerde tarafımızdan tespit edilmiştir.

 

6 - 7 Ekim 2014 tarihlerinde gerçekleşen Kobanê eylemleri sonrasında, çocuk tutukluluğunda artış yaşanmış, çocukların birçoğu gözaltında ve gözaltı yerleri dışında ve cezaevlerinde işkence ve kötü muameleye tabi tutulmuştur. Kobani eylemleri sırasında bölgede  56 çocuk gözaltına alınmış olup, 34 çocuk tutuklanmıştır.  26 Ekim 2014 tarihinde Van Cezaevinde bulunan 8 Çocuğun Sincan Cezaevine nakledilmesi esnasında, ring aracında bulunan görevliler tarafından tehdit, küfür ve hakarete maruz kaldığı, çıplak arama uygulamaları ile haksız bir şekilde haklarında hücre cezası uygulandığı çocuklar tarafından beyan edilmiştir. Ayrıca Van M Tipi Kapalı Cezaevindeki çocuklar tarafından, berberlik ve benzeri kurslar adı altında cezaevine gelen sarıklı kişiler tarafından kendilerine IŞID’e katılmaları yönünde telkinde bulunulduğu dün itibariyle basına organlarına yansımış bulunmaktadır. Bu durum ceza infaz kurumlarının çocukların psikolojik ve ruhsal gelişimi açısından uygun yerler olmadığını ve  suç üreten merkezler haline döndüğünü bir kez daha kanıtlamıştır. Bu vahim olayın da derhal Adalet Bakanlığı tarafından araştırılması ve sorumlular hakkında işlem başlatılması gerekmektedir

 

2014 yılında Ankara Sincan Çocuk Cezaevinde çocuklara yönelik olarak işkence ve onur kırıcı muamele uygulanmış ve  Sincan Çocuk Cezaevindeki infaz koruma memurlarının 11 çocuğa karşı tekme, yumruk, tazyikli su ile saldırması bulunulması ardından, işkenceye maruz kalan çocuklar hakkında mala zarar vermek ve memura mukavemet suçundan dolayı dava açılmıştır. Yani işkenceciler değil, çocuklar yargılanmıştır!

 



Değerli Basın Mensupları,

2015 yılının Şubat ayında İzmir Şakran Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda kalan çocukların, yaşları büyük olan diğer tutuklular tarafından taciz ve tecavüze maruz kaldıkları ve Şakran Cezaevinde yaşanan hak ihlallerinin, insanlık onuru ile bağdaşmayacak derecede vahim bir aşamaya geldiği ortaya çıkmıştır.

 

2011 yılında Pozantı Cezaevinde çocuklara yönelik olarak gerçekleştirilen hak ihlallerinin sorumlularının cezasız bırakılması, bugün Şakran Cezaevinde yaşanan hak ihlallerinin oluşmasına zemin hazırlamıştır. Zira Pozantı Cezaevinde gerçekleştirilen taciz ve tecavüzler ile ilgili olarak şüpheliler hakkında takipsizlik kararı verilirken, çocuklar yaşlarının 4-5 katı cezalarla cezalandırılmaları istemi ile yargılanmış ve ceza almıştır. Hak ihlalini gerçekleştiren sorumluların yargı kararlarıyla korunması, geçmişte Pozantı’daki, bugün ise Şakran’daki olayların yaşanmasına zemin hazırlamıştır

 

İnsan Hakları örgütleri tarafından defalarca kez Çocuk cezaevinde yaşanan hak ihlalleri ile ilgili olarak Adalet Bakanlığına bilgilendirme yapılmış olmasına rağmen, yetkililer tarafından hiçbir etkili işlem gerçekleştirilmemiş ve sorumlular cezalandırılmamıştır.  Zira 2014 yılı içinde Şakran Cezaevindeki hak ihlallerine ilişkin olarak İnsan Hakları örgütleri tarafından çocuklarla görüşmek için hukukçu, akademisyen, psikologlardan oluşan bir  heyet oluşturulmuş; ancak cezaevi yönetimi tarafından heyetin çocuklarla görüşme talebi reddedilmiştir. Şakran’da yaşananlar ağır hak ihlalleri, yetkililerin ihlallere göz yumması ve üç maymunu oynamasının vahim bir sonucudur. Yani sorumlusu Adalet Bakanlığı’dır!

 

Türkiye’deki Kapalı Çocuk Ceza İnfaz  kurumlarının  şiddet ürettiğini, sorumlular hakkında cezai işlem yapılmadığı, bugüne kadar hiçbir sorumlunun cezalandırılmadığı, aksine mağdur çocuklar hakkında dava açıldığını  biliyor ve şu taleplerde bulunuyoruz:

 

  • Çocukların adalet sistemine temas ettirilmediği ve kapalı kurumlara hapsedilmediği, çocuklara Özgü bir model oluşturulmalı,

 

  • Ceza infaz kurumları, insan hakları örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarının denetimine açık hale getirilmeli,

 

  • BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde güvence altına alınan hakların, temel insan hakkı olduğu kabul edilerek, bu hakkı ihlal edenler cezalandırılmalı,

 

  • Cezaevinde çocuklara yönelik olarak gerçekleştirilen hak ihlallerine ilişkin olarak etkin soruşturma yürütülmeli. Sanıklar ve şüpheliler bakımından Cezasızlık politikasına son verilmeli,

 

  • Cezaevlerinin şiddet üreten, çocukların psiko-sosyal gelişimlerine uygun yerler olmadığı kabul edilerek tüm çocuk cezaevleri kapatılmalıdır.



ÇOCUK CEZAEVLERİ KAPATILSIN GİRİŞİMİ

DİYARBAKIR KOORDİNASYONU


Çocuk Cezaevleri Kapatılsın Girişimi

İnsan Hakları Derneği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Diyarbakır Barosu, Çağdaş Hukukçular Derneği, Gündem Çocuk Derneği, Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuk Dayanışma Dernekleri Federasyonu (TUHAD-FED), Özgürlüğünden Yoksun Gençlerle Dayanışma Derneği (Öz-Ge Der), Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST), Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği (SHUD), Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı, İştar Kadın Merkezi, Uluslararası Çocuk Merkezi,  Çocuklar İçin Adalet Takipçileri,  Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen),  Çakıl Derneği,Toplumsal Dayanışma için Psikologlar Derneği (TODAP), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Derneği, Özgürlükçü Hukukçular Derneği,Mersin Barosu,  Sinetopya,   Çocuklar Aynı Çatı Altında Derneği (ÇAÇA), Türk Tabipleri Birliği,   Yeniden Sosyoloji Derneği,  7 Renk LGBT Der, Akdeniz Göç-Der, Tarlabaşı Toplum Merkezi, BES (Büro Emekçileri Sendikası), Mersin Çocuk Hakları Derneği, Başak Kültür ve Sanat Derneği,   Genç Kahramanlar Platformu,Çocuk Çalışmaları Birimi, ATUD (Adli Tıp Uzmanları Derneği)