Avukat Hakları İhlalleriyle İlgili Basın Açıklaması...

20.03.2019

BASINA VE KAMUOYUNA

Gerek ulusal düzenlemelerde, gerekse ülkemizin taraf olduğu uluslar arası sözleşmelerde hukuka saygı ilkesi üzerine kurulmuş bir toplumda önemli bir role sahip olan avukatın görevi; yasanın çizdiği sınırlar içinde sadece vekalet görevini yerine getirmekle sınırlı olmayıp hem adaleti hem de hak ve özgürlükleri savunmaktır. Bu yükümlülük avukatlık mesleğinin yüklediği en temel ödevdir. Bu nedenlerle ulusal ve uluslararası metinler, gerek hükümetlere, gerekse yargı organları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına, avukatların; hiçbir baskı, engelleme, taciz veya yolsuz müdahaleyle karşılaşmadan her türlü mesleki faaliyetlerini yerine getirmeleri için adli, idari, ekonomik veya başka bir yaptırımla sıkıntı çekmemelerini ve tehditle karşılaşmamalarını sağlama görevini vermiştir.

 Değerli Basın Emekçileri;

06.02.2019 tarihinde Diyarbakır’da, KCK dosyası olarak anılan ve Sivil Toplum Temsilcileri ile Belediye Başkanlarının da sanık olarak yargılandığı dosyada, söz hakkı ellerinden alınarak savunmaları esnasında duruşma salonundan dışarı çıkarılmalarına yönelik gösterdikleri tepki sebebiyle haklarında suç duyurusu bulunulmuş ve içlerinde Diyarbakır Barosu Başkanı Av. Cihan Aydın’ın da yer aldığı meslektaşlar hakkında Diyarbakır 12.Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava dosyasında yurtdışında olan iki meslektaşın ifadeleri alınamadığı için haklarında tefrik kararı verilirken diğer meslektaşlar için beraat kararı verilmiştir. 14 Şubat 2019 tarihinde TİHV çalışanı olan Av. Gulan ÇAĞIN KALELİ sosyal medya paylaşımları sebebiyle evinden gözaltına alınmıştır. Söz konusu olay Avukatlara yönelik haksız ve hukuka aykırı gözaltı işlemlerinin ne kadar rahatlıkla gerçekleştirildiğinin önemli bir göstergesidir. Sosyal medya paylaşımları sebebiyle Av. Cafer Koluman hakkında devlet büyüklerine hakaret suçlaması ile iddianame düzenlenmiş ve Diyarbakır 9. Asliye Ceza Mahkemesinde 2019/216 esas sayılı dosyası ile dava açılmıştır. Diyarbakır Barosu Başkanlığı bir önceki dönem Yönetim Kurulu ve Başkanı hakkında 'Yönetim kurulunda görev alırken Baro Başkanlığı adına yapmış oldukları faaliyetler ve açıklamalar' sebebiyle trajikomik bir şekilde eski bir üyemiz tarafından Adalet Bakanlığına yapılan şikayet üzerine Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü tarafından soruşturma izni verilmiştir. Avukatlar kendi menfaatlerini temsil etmek, süreklilik taşıyan mesleki eğitim ve öğretimlerini geliştirmek ve meslek haysiyetlerini korumak için bağımsız meslek örgütleri kurma ve bunlara katılma hakkına sahiptir. Diyarbakır Barosu Yöneticileri hakkında yönetim faaliyetleri içinde değerlendirilecek basın açıklamaları sebebiyle TCK 301/4. Madde gereğince Bakanlıkça soruşturma izni verilmiş olması Avukatların bağımsız meslek örgütlerine aleni olarak müdahaledir. Bir düşünceye katılmamak ayrı, o düşünceye suç muamelesi yapmak ayrıdır. Düşünce özgürlüğü, Anayasa'nın ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin güvencesi altındadır.Düşünce açıklamalarına karşı sözle cevap verilmelidir. Düşünceyi açıklama özgürlüğü yargı eliyle bastırılmamalıdır. Tam aksine yargı, düşünceyi açıklama özgürlüğünün güvencesi olmalıdır.

Sosyal medyada sürekli nefret dilinin kullanılması; Adalet mekanizmasındaki eksikliklerin tek sorumlusunun Avukatlarmış gibi gösterilmesi; Yargının geç işleyişi; Hukuksal sorunların süreğen çözümsüzlüğünün sonucu olarak toplumun yaşadığı gerginliğin artık Avukatlara yönlendirilmesi sonucunu doğurmuş ve 1 Mart 2019 günü Diyarbakır Baro Başkanı Av Cihan AYDIN ve meslektaşlarımız Av Abdulkadir GÜLEÇ; Av Aydın ÖZDEMİR; Av Tevfik Karahan ve iki Baro personelimiz adliyeye 100 metre mesafede fiziki saldırıya uğramışlardır.

Avukatlar görevlerini icra etmeleri nedeniyle güvenlikleri tehdit edildiği takdirde, yetkili makamlar tarafından gerekli bir biçimde korunurlar. Avukatlar görevlerini icra etmeleri nedeniyle müvekkilleriyle veya müvekkillerinin davalarıyla özdeşleştirilemezler.’’ Bu uluslararası kurallar ve prensipler yasalarla da güvence altına alınmış olmasına rağmen Baro Başkanımız ve meslektaşlarımız basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralanmasına rağmen saldırganlar serbest kalmıştır.

Son bulmasını dilediğimiz bu saldırıların hiçbir şekilde bizi yolumuzdan, inancımızdan ve hedefimizden saptıramayacağını herkes bilmelidir.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur. 20.03.2019