Page 453 - 2014-2016 Çalışma Raporu
P. 453
basın açıklamas, yaptı;
Türkiye'nin neredeyse Cumhuriyet tarihi ile yaşıt ve sonuçları itibarı ile en büyük mese-
lesi olan Kürt Meselesi, esasında siyasal ama aynı zamanda hukuki ve sosyolojik yönle-
ri olan bir meseledir. Dolayısıyla Kürt Meselesinin çözümünü bütün yönlerini dikkate
almadan, bugüne kadar yapılageldiği gibi güvenlikçi anlayışlarla tarif etmenin mümkün
ve gerçekçİ olmayacağını düşünmekteyİz. ZİraKurt Meselesinin hayattan ve rasyonali-
teden kopuk yaklaşımlarla çözülemeyeceği çok acı deneyimlerle tecrübe edilmiştir.
Bizter Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölge Baroları olarak, öteden beri sonınun şiddet-
le çözülmeyeceğini, demokratik ve barışçıl yolların, çözümün tek ve vazgeçilmez yolu
olduğunu her platformda dile getirdik.
Diyarbakır Barosunun da meselenin tarifine ve çözümüne ilişkin ortaya koyduğu yakla-
şımı, söylem ve tutumu hep bu yönde olmuştur. Hal böyleyken Diyarbakır Barosu Baş-
kanı Sayın Tahir ELÇI bir televizyon programında hukukçu ve insan hakları savunucu-
su kimliği ile ifade ettiği görüşleri nedeniyle kendisine yönelik bir linç kampanyasının
başlatılmasını ve akabinde Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bir ceza soruş-
turması başlatılmasını, düşünce ve ifade özgürlüğüne karşı açık bir müdahale olarak
değerlendirdiğimizden kabul edilemez buluyoruz. Kaldı ki, böyle ağır bir toplumsal
meselenin belli kawamlara hapsedilemeyeceği ve bu ifade blçimleriyle meselenin sağ-
lıklı çözümünün mümkün olmayacağını ifade etmek isteriz. Bu meseleyle ilgili görüş ve
ifadelerin ceza soruşturmalarına konu edilerek özgürce tartışılmasının engellenmesi
sorunun çözümsüzlüğünü daha da derinleştirmektedir.
İfade özgürlüğünün sınırının ölçüsü toplumsal hassasiyetler değil, demokratik değerler-
dir. Bu konudaki ilkesel tutumumuz gereği biz aşağıda adı geçen Barolar olarak Diyar-
bakır Barosu ve Sayın Tahir ELÇI ile dayanışma içerisinde olduğumuzu belirtmek iste-
riz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur. 17. 10. 2015
ADIYAMAN BAROSU AĞRI BAROSU

