Page 322 - 2014-2016 Çalışma Raporu
P. 322

şünmekteyiz.  sulh ceza Hakimliği  basın ve ifade  özgürlüğü  kapsamında  kalan bir suç
             isnadından  ötüni insan  hakları  savunucularını  tutuklamıştır.  Sulh  ceza  hakimtiklerinin
             Cumhuriyet  savcılıklarının  tutuklama  taleplerini  Anayasa.  Avrupa  İnsan Hak]arı  Söz-
             leŞmesi ve Ceza Muhakemesi  Kanunu  çerçevesinde  değerlendirmesi  gerekmekteyse  de
             anılan  tutuklama  kararında  bu değerlendirmenin  yapılmadığı  ve kararın hukuk devleti
             ilkesini  Anayasasına  koyan  bir ülke  için utanç  verici  bir karar  olduğunu  belirtmek  du-
             rumundayız.  Ozellikle  bu tutuklama  kararı sulh ceza  hakimliklerinin  kuruluş  amaçları
             konusunda  kamuoyunda  otuşan  şüphelere  katılmamıza  yol açmıştır. Tutuklama  kararı-
             nın itirazla  oıtadan  kaldırılacağına  olan inançla  Şebnem  Korur FİNCANCI,  Erol ÖN-
             DEROĞLU  ve Ahmet  NESTN'Ie  dayanışma  duygularımızı  ilan ediyoruz.
             ADIYAMAN  BAROSU                      KARS-ARDAHAN  BÖLGE  BAROSU
             AGRI BAROSU                           MARDIN  BAROSU

             BATMAN BAROSU                         MUŞ BAROSU
             BINGOL BAROSU                         SİİRT BAROSU
             BiTLiS BARoSU                         ŞIRNAK  BAROSU
             DERSIM  BAROSU  (Dönem  Sözcüsü)      L,RFA BAROSU
             DİYARBAKÜR BAROSU                     VAN BAROSU
             HAKKARi BAROSU


             Mayıs  2016
             BASINAVE  KAMUOYUNA

             28. 06.20l6  tarihinde  meslektaşımız Avukat  Osman  CİNGÖZ,  Cizre Adliyesi  önünde
             polislerce  durdurulmuş,  avukat  olduğunu  beliıtmesine  ve kimlik  göstermesine  rağmen,
             rızası dışında  hiçbir gerekçe  ve belge göstermeksizin,  aracının  bagaj kapağı  açılarak
             aranmaya  başlanmış,  bu duruma İtİraz eden meslektaşımıza  hakaret  edilerek  üstü  de
             aranmaya  Çalışılmış  ve  çok  sayıda  polİs tarafından  zor kullanılarak  yere yatırılmış,  ters
             kelepçe takılmış, zırhlı  araca  bindirilmiş,  olayı gören  ve uygulamaya\tiraz  eden  meslek-
             taşlarımız  da tehdit  edilmiştir.
             Hiçbir meşru  ve yasal  dayanağı  olmayan  tamamen  keyfi  ve özünde meslektaşımızın
             şahsında  mesleğe  ve savunma  hakkına saldırı  niteliğindeki  eylemin apaçık suç olduğu
             ortadadır.  Savunma  hakkına  ve savunmayı temsil  eden  avukatlık  mesleğinin  icrasına
             yapılan  saldırının  aynı  zamanda  adil  yargılanma  hakkına,  yargıya  ve hukuka  yapılmış
             bir saldırı olduğu  da açıktır.
             Söz konusu  bu eylem ve suçu, mesleğimizin  onuru,  savunma  hakkı  ve tüm  bunlardan
             önce  kişi özgürlüğü  ve güvenliği  hakkı itibariyle  kabul edilmez  buluyor  ve kınıyoruzl
             Avukatlar  yarg|nın  kuruçu  üç unsurundan  biri  ve bu yönüyle  de adaletin  gerçekleşme-
             sinde ve yargının işleyişinde  temel ve başat bir rolü  üstlenmektedirler.  Ancak  neredeyse
             her gün  bir yenisini duyduğumuz  ve sistematik  hale  gelen  bu saldırılar, kolluk  kuvvetle-
             rinin  avukatları  suç ve suçlu  ile mücadele  önünde  bir engel  olarak  gördüğünü  bir kez
             daha oıtaya  koymaktad  ır.
             Kolluk  kuvvetlerinin  meşruiyet  sınırlarını  hiçe sayarak ve kamu  gücünü  yine kamunun
             aleyhine  ve toplumsal huzuru  bozacak  şekilde  kullanmasını  kabul etmeyeceğimizi  be-
                                              255
   317   318   319   320   321   322   323   324   325   326   327