Page 310 - 2014-2016 Çalışma Raporu
P. 310

ve darbenin  karşısında  olduğumuz,  halkın  iradesine  ipotek  koyan  hiçbir  vesayet yöneti-
             mini kabul  etmediğimiz  herkes  tarafından  bilinmektedir.  Darbe girişimlerinin  olduğu,
             Olağanüstü  Hal ilanı ile Kanun  Hükmünde  Kararnamelerin(KHK)  çıkarıldığı  bu dö-
             nemde  bireylerin  hak ve özgürlükleri ile toplumun  demokratik  geleceği  bakımından
             tehlikeler  ortaya  çıkmıştır.  Bir hukuk ve savunma  örgütü olan Baro olarak;  topluma  ve
             tarihe  olan sorumluluğumuz,  hukuka ve insan  haklarına olan saygımız  uyartnca  Başta
             ülkeyi  yönetenler  olmak üzere, Mecliste  temsili  olan  ve olmayan  bütün siyasi partileri,
             Sivil Toplum  Örgütleri  ve toplumdaki  her bir bireyi  toplumun  demokratik  geleceğine,
             insan  hak ve özgürlüklerine  sahip  çıkmaya  davet  ediyoruz.
             Bu bağlamda  yürütülen  idari ve adli soruşturmalar  ile alınacak tedbirlerin  ihdas ve uy-
             gulanmasında  İnsanın  insan  olmaktan  kaynaklı  hak ve özgürlük]erine  ve evrensel hukuk
             ilkelerine  riayet edilerek  yürütülmesi  gerekmektedir.  Elbette  ki her hukuk düzeninde  suç
             ve suçlu  İle mücadele  edİlecektir.  Ancak  bu mücadele  yürütülürken  soruşturma  veya
             kovuşturmaya  uğrayan  kişilerin,  kimliğine  ve işledikleri  suçun niteligine bakı[maksızın
             hukuk  kuralları  çerçevesinde,  adil  yargılanma hakkı  gözetilerek  soruşturma  ve kovuş-
             turma  aşamaları  tamamlanma]  ıdır.
             Bilindiği üzere darbe girişimine  halkın  her kesimi, parlamentodaki  siyasi partiler, mil-
             letvekilleri,  sivil toplum kuruluşları, sendikalar,  demekler  ve barolar, birlik ve beraber-
             lik içinde karşı durmuştur.  Ancak  darbe girişimi  sonrasında  bu bütünlük  korunamamış,
             yasal düzenlemeler  parlamento  çattsı  altında yapılması  gerekirken  bu düzenlemeler  667
             sayılı KHK  ile Bakanlar  Kurulu  tarafından  çıkarılarak  yasama organı  işlevsizleştirilmiş-
             tir. Bu tedbirlerin  KHKlar  yerine Parlamentoda  yasal  düzenlemelerle  olması  gerektiği
             kanaatindeyiz.
             Kabul  edilemez  bulduğumuz  ve kınadığımız  darbe  girişimi  sonrası  Ülke  genelinde  üç ay
             süreyle  Ilan edilen Olağanüstü  Halin  ardından  çıkarılan  667 Sayılı  Kanun  Hükmünde
             kararname;  Evrensel Hukuk Kurallarının  ihlal edildiği,  Hukuk  Devleti olmanın  gerekle-
             rine aykırı  davranılarak; Temel  Hak ve Hürriyetleri  tamamen  oıladan  kaldırabilecek,
             hak  ve özgürlüklerin  özüne  dokunması  sebebiyle  uluslar arası  hukuktan  doğan yüküm-
             lülükleri  ihlal edici nitelikte  olduğu  açıktır.
             Hukuksal ve teknik kavramları  bir yana bırakıp  sade bir dille  ifade  etmek  gerekirse;
             Söz  konusu  KHK  ile;
             1- Sağlık  kuruluşları,  eğitim kuruluşları,  vakıfve  dernekler,  vakıf üniversiteleri,  sendi-
             ka, federasyon  ve konfederasyonlar  kapatılmıştır.  Kapatılan  bu kurum  ve kuruluşların
             malvarlıklarına  el konulmuş,  bundan sonra yapılacak kapatmalarda  da ilgili bakana
             yetki  verilmiştir.
             2-Yargı mensupları  ve bunlardan  sayılanlar  ile ilgili görevden  a|ınma  usulüne  ilişkin
             yeni düzenlemeler  getiri lm iştir.
             3-Akademisyenler  ve  çeşitli  kamu görevlilerinin,  YÖK veya ilgili  bakanlık  tarafından
             görevlerine  son verileceği ve bir daha  kamu  hizmetlerinde  istihdam  edilemeyeceği
             hükme bağlanmıştır.

             4-Söz konusu  KHK yargılama faaliyeti  ve özellikle  savunma  hakkını  doğrudan  etkile-
             yen düzenlemeler  de getirmiştir.  Bu kapsamda  gözaltı süresi  30 güne  çıkarılmış,  tutuk-
             lunun  avukatı  ile yapacağı  görüşmelere  kısıtlama]ar  getirilmiş,  avukat  ile müvekki]inin
             birbirlerine  verdiği  belgelere  el konulabileceği,  görüşme  gün  ve saatlerinin  sınırlanabi-
             leceği  veya yasaklanabileceği,  kovuşturma  aşamasında  müdafii sayısının en faz|a  3
                                             267
   305   306   307   308   309   310   311   312   313   314   315