Page 309 - 2014-2016 Çalışma Raporu
P. 309

avukat  ile sınırlandırıldığı,  tutukluluğun  gözden  geçirilmesi  işleminde  şüpheti  veya
            müdafiinin  dinlenmesine  son verildiği  ve  şüpheli  veya  sanığın  sorgusunun  sesli  iletişim
            tekniği  ile yapılabileceği  gibi bir  çok  düzenleme  getirilmiştir.
            5-Bu KHK Kapsamında karar alan  ve görevleri  yerine  getiren kamu görevlileri  hakkın-
            da, icra ettikleri  bu görevler  nedeniyle  hiçbir hukuki ve cezai  yaptırıma  gidilemeyeceği
            hükme bağlanmıştır.

            6-Ayrıca  söz konusu  kanun hükmündeki  kararnamenin  yanı sıra Olağanüstü  Hal kanu-
            nunda da temel hak ve özgürlüklerin  durdurulmasına  ilişkin  çok  ciddi düzenlemeler  yer
            almaktadır.  Söz gelimi  Soruşturmanın  temel  işlemlerinden  olan arama  ve el koyma
            işlemleri  için hAkim  kararı  gerekliliğini  ortadan  kaldırmakta  ve bu hususta  mülki  amire
            yetki  vermektedir.
            667 sayılı kanun  hükmünde  kararname ve Olağanüstü  Hal kanunu Anayasada  ve Avru-
            pa İnsan  Hakları Sözleşmesinde  düzenlenen  temel  hak ve özgürlükleri  durdurmakta  ve
            askıya  almaktadır.  Anayasanın  15. maddesi  Olağanüstü  Hal ve diğer  olağanüstü  rejim-
            lerde temel hak ve özgürlüklerin  durdurulmasında;  durumun  gerektirdiği  ölçünün  aşıla-
            mayacağı,  yaşam  hakkı  ile kişinin maddi  ve manevi  varlığına  dokunulamayacağı,  kim-
            senin  düşünce  ve kanaat  açıklamaya  zorlanamayacağı,  suçluluğu yargı  kararı  ile sabit
            oluncaya  kadar hiç kimseye suçlu  muamelesi  yapılamayacağı  ve uluslararası  hukuktan
            doğan  yükümlülüklerin  ihlal edilemeyeceği  hükme bağlanmıştır.
            Öte taraftan  Avrupa  İnsan  Hakları  Sözleşmesinin  15. maddesi  de savaş  veya bir ulusun
            varhğını  tehdit  eden bir durumun  varlığı halinde sözleşmeye  aykırı tedbirler alınabile-
            ceğini  düzenlemiştir.
            Bu madde  kesinlikle  durumun  gerektirdiği  ölçüde  ve uluslararası  hukukan doğan  başka
            yüküm|ülüklere  ters düşmemek  koşuluyla sözleşmeye  aykırı  tedbirler  alınablleceğini
            belirtmektedir.  Bu durumda  dahi yaşam hakkının, işkence,  kötü muamele  veya onur
            kırıcı  muamele  yasağının  ihlal edilemeyeceği  hükme bağlanmıştır.  Yine aynı  madde
            kapsamında  sözleşmeyi  askıya  alan  taraf  devletin  alınan tedbirleri,  bu tedbirlerin  neden-
            lerini, tedbirlerin  ne zaman kalkacağını  ve sözleşme hükümlerinin  ne kadar  süre  ile
            askıya  alınacağını  Avrupa Konseyine  bildirmek  zorundadır.
            Gelinen  aşama itibariyle  toplumda  ciddi bir kaos  ortamı  ve belirsizliğin  oluştuğu,  ger-
            çekleştirilen   açığa alma,  yakalama  işlemlerinde  belirlemelerin  ne  şekilde   yapıldığına
            dair  toplumda  ciddi bir sorgulama  ve endişe  bulunduğu  belirtilmelidir.  Bu durum  kişi
            özgürlüğü  ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine  dair  şüpheler  uyandırmaktadır.

            Ayrıca bilindiği üzere bölgemizde  çok  uzun yıllar bir OHAL  uygulaması  yaşanmış;  ne
            yazık ki bu süreçte  binlerce  faili meçhul, gözaltında  kayıp, hsa  yoldan  keyfi infaz,
            işkence  vb. bir  çok  hak ihlali  yaşanmıştır.  Halkımızda  3 aylık süre  için ilan edilen  ola-
            ğanüstü  halin  daha da uzayacağı  ve 90'lı yıllarda  yaşanılan  açı tecrübelerin  tekrardan
            yaşanacağı  yönünde ciddi endişeler vardır.
            Medyaya  yanstyan  bazı  görüntüler  ile insan hakları  kuruluşlarının  yaptığı  açıklamalar
            göz  a|tına  alınan kişilerin  işkenceye veya kötü muameleye  tabi tutuldukları  yönünde
            iddialar  ve  şüphelere  sebebiyet vermiştir.  Suç isnadı  ne olursa  olsun mutlak ve istisnasız
            biçimde  uygulanması  gereken  İşkence  Yasağına  riayet  edilmelidir.  Bu iddialar  mutlak
            suretle  araştırılmalı  ve sorumlular  hakknda  işlem  başlatılmalıdır.

            Meslekten  ihraç  edilen Hökim/  Savcı  sayısı Türkiye'deki toplam h6kim/savcı  sayısına
            oranlandığında  yargılama  faaliyetlerinin  ciddi biçimde sekteye  uğrama  ihtimali,  belirgin
                                             268
   304   305   306   307   308   309   310   311   312   313   314