Page 30 - Diyarbakır Barosu Herkes İçin Adalet Projesi Hukukun Üstünlüğü Seminerleri
P. 30

Gencay Gürsoy:  Şimdi   değerli arkadaşlar,  bu tartışmayı  sürdürmenin  kolay
        olmadığını  ta baştan  söyledim.  Şimdi  yeniden  tekrarlıyorum.  Şu  noktayı  anımsamak
        lazım. Bizim ileri sürdüğümüz  eylemsizlik kararı koşulsuz  eylemsizlik  kararıydı.
        Hatırlayın,  bu süre ile sınırlı eylemsizlik  talebi de değildi,  süresiz  bir talePti. Yerine
        getirilen  yada açıklanan  eylemsizlik  kararı bir taraftan  çok  dar bir zaman  sınırı  ile
        maluldü, ikincisi  de o eylemsizlik  süresi içersinde,  yine  hatırlayacaksınız,  onlarca
        insanın  ölümüne  nende olan  mayın  patlatmaları  ve bombalama  eylemleri  devam  etti.
        Bunları  açık söylemek  lazım, konuşmak  lazım.  Yani talep ettiğimiz  eYlemsizlik
        gerçekleşmedi.  Bizim  talebimizin  karşılığı  olan  eylemsizlik  kararı  değildi bu. Deminden
        beri dile  getirmeye  çalıştığım  bu. Türk toplumuna  egemen  olan psikolojik  atmosferin
        değişebilmesi  kolay değil.  Bu yüzden bu süreyi  biz süresiz ve koşulsuz olarak  ta|ep
        etmiştik.  Bugün dönüp devlete operasyonları  durdur  desek  bunun  bir yarı var mı
        arkadaşlar,  bunun karşılığı alınabilir  mi arkadaşlar?  Hayır. Dolayısıyla,  yani işi bu
        yönüyle  de biraz  görmek  lazım. Bizim tek amacımız  o|abilirliği  olan, fizibilitesi  olan,
        İerçekıeşmesi  mümkün  olan, zor da olsa mümkün  olan bir adımı  atmaktı.  Bu  Yüzden




































         bu tip bir talepte  bulunduk.  ikinci bir yazılı soru var. "Sadece  Kürtler mi üÇ  "S" formülüne
         uymalıdır?" diye soruyor arkadaş.  Hani  sağduyu,  soğukkanlılık  ve sabır diye ben
         özetlemiştim.  "Sivil itaatsizlik eylemine  aydınlar  da, demokratik  Türk kamuoyu da
          katılabilir  mi, buna hazır mısınız" diye bir soru. Tabi ki sadece  kürt toplumu  için formüle
          edilmiş  bir  şey  değil.  Ama bir tarafta  dediğim  gibi reha.bilitasyonu  muhtaç  olan  bir
          toplumsal  psikoloji  var, onlar  işte görüyorsunuz,  Abdullah Öcalan  için  yapılan yürüyüşte



          32
   25   26   27   28   29   30   31   32   33   34   35