Page 17 - 2020 Yılında Diyarbakır Barosu Başkanı, Yönetim Kurulu ve Baro Üyesi Avukatlara Yönelik Soruşturma ve Kovuşturmalara Dair Rapor
P. 17

DİY
 DİY                                DİYARBAKIR BAROSUARBAKIR BAROSU
 DİYARBAKIR BAROSUARBAKIR BAROSU
                                  A
 A
 AVUKAT HAKLARI MERKEZİVUKAT HAKLARI MERKEZİ  AVUKAT HAKLARI MERKEZİVUKAT HAKLARI MERKEZİ
                üyelerinin bireysel destek ve çabalarıyla yürütmüş olduğu bu hak mücadelesi
 Diyarbakır Barosu üyesi olan ve mesleki faaliyetleri nedeniyle en az 68 meslektaşımıza   nedeniyle sistematik olarak baskı, tehdit ve yargı tacizine maruz kalmaktadır.
 yönelik devam eden 78 soruşturma ve kovuşturmanın aşamaları şu şekildedir;
 mesleki   faaliyetleri   nedeniyle   en   az   78   soruşturma   ve   dava   açılmıştır.   4.  Diyarbakır Barosunun yapmış olduğu açıklamalar ve diğer kurumsal faaliyetlerinin
                “sistematik” olarak soruşturma ve kovuşturmaya uğraması, seçilmiş Baro Başkanı
 9%             ve Yönetim Kurulu üyeleri üzerinde ifade özgürlüğü konusunda ciddi bir tehdit
 3%
 5%             oluşturduğunu  not  etmek  isteriz.  TCK  301.  Maddesindeki  geniş  ve  muğlak
 1%
                ifadeler, Savcılar ve Mahkemeler açısından geniş bir uygulama alanı yaratmakta,
                TCK  301.  Maddedeki  suçun  “öngörülebilir  olma”  kriterlerine  aykırı  sonuçlar
 23%  59%       yaratmaktadır. Bu nedenle itiraza konu karar kaldırılmalıdır.
            5.  Kişisel ve kurumsal ifade özgürlüğünü ortadan kaldırmaya dönük yargısal tutum
                giderek  artan  bir  baskı  aracına  dönmüş  durumdadır.  AİHM    içtihatlarındaki
                “ifade özgürlüğü kriterleri” derece mahkemeleri tarafından çoğunlukla dikkate
                alınmamaktadır.
            6.   TCK 314. Maddede düzenlenen “örgüt üyeliği” suçu mahkemeler tarafından
                oldukça geniş yorumlanmaktadır. Meslektaşlarımızın (elbette yurttaşların) yıllara
 1) Soruşturma Aşamasında  2) Kovuşturma Aşamasında  3) KYOK
 4) Beraat Kararı  5) Hapis Cezası  6) Akıbeti Bilinmeyenler  yayılmış bir şekilde yaptıkları sosyal medya paylaşımları, mesleki faaliyetleri, KHK

 •   %59’u soruşturma aşamasındadır.    ile kapatılan derneğe üye olmaları, katıldıkları barışçıl toplantı ve gösteriler, gizli
 •   %23’ü kovuşturma aşamasındadır.  tanıkların soyut ifadeleri gerekçe gösterilerek haklarında örgüt üyeliği suçlamasıyla
 Diyarbakır Barosu üyesi olan ve mesleki faaliyetleri nedeniyle en az 68 meslektaşımıza
 yönelik devam eden 78 soruşturma ve kovuşturmanın aşamaları şu şekildedir;    soruşturma ve davalar açılmaktadır. TCK 314. Madde kapsamındaki birçok davada
 •   %1’i hakkında Kovuşturmaya Yer Olmadığı kararı verilmiştir.   ulusal  düzeyde  aynı  yolun  izlendiği,  bu  geniş  yorumun  “yasayla  öngörülme”
 •  %59’u soruşturma aşamasındadır.
 •   %5’i hakkında Beraat kararına hükmedilmiştir.  kriterine aykırı olduğunu belirtmek isteriz. TCK 314. Maddesinin ulusal düzeydeki
 •  %23’ü kovuşturma aşamasındadır.
 •  %1’i hakkında Kovuşturmaya Yer Olmadığı kararı verilmiştir.
 •   %3’ü hakkında Hapis Cezasına hükmedilmiştir.  mevcut uygulaması ifade özgürlüğü açısından ağır bir tehdit oluşturmaktadır.
 •  %5’i hakkında Beraat kararına hükmedilmiştir.
 •   %9’u ise bilgi vermek istememiştir.  7.  Terörle Mücadele Kanunu kapsamında yürütülen diğer bütün soruşturmalarda
 •  %3’ü hakkında Hapis Cezasına hükmedilmiştir.
 •  %9’u ise bilgi vermek istememiştir.   da  (Avukatlar  hakkında  yürütülen  soruşturmalar  da  dahil)    CMK  153.  Madde
                kapsamında  avukatların  dosyayı  incelemesi  ve  örnek  alması  rutin    olarak
 Sonuç ve Tespitler  kısıtlanmaktadır. Meslektaşlarımızın da yargılandığı bütün soruşturma dosyalarında
 Sonuç ve Tespitler
 1.  Baro  Başkanımız  Tahir  Elçi,  28  Kasım  2015  tarihinde  Suriçi’nde  bulunan  Dört   Savcılığın talebi ve Sulh Ceza Hakimliği kararıyla kısıtlanma kararı alınmıştır. Kısıtlama
 1.  Baro Başkanımız Tahir Elçi, 28 Kasım 2015 tarihinde Suriçi’nde bulunan Dört Ayaklı
 Ayaklı Minare önünde açıklama yaptıktan hemen sonrasında uğradığı bir silahlı   kararları  somut  bir  gerekçe  sunulmaksızın,  sadece  yasa  maddesi  tekrarlanarak
 Minare  önünde  açıklama  yaptıktan  hemen  sonrasında  uğradığı  bir  silahlı  saldırı
 saldırı sonrasında yaşamını yitirmesinden sonra başlatılan soruşturmada birçok   “klişe” gerekçelerle verilmektedir. Kısıtlama  kararlarına yapılan itirazlar çoğunlukla
 Sayfa | 16
 olağan  soruşturma  işlemi  dahi  icra  edilmemiş  ya  da  eksik  icra  edilmiştir.  Aynı   cevapsız bırakılmakta ya da yine “klişe” gerekçeler ile reddedilmektedir. Yasanın

 tutumun yargılama aşamasında da yaşanacağından dolayı endişeli olduğumuzu   istisna olarak öngördüğü bu kural, özellikle TMK kapsamındaki suçlarda genel bir
 belirtmek isteriz. Kamu görevlilerinin dahil olduğu suçlarda, adli ve idari mercilerin   kural haline gelmiştir.  Delillerin şüpheli ve müdafilerinden gizlenmesi, “silahların
 soruşturma  yürütmekte  keyfi  davrandıkları,  soruşturma  işlemlerinin  yasaya   eşitliği”, “kişi özgürlüğü ve güvenliği” ve “adil yargılanma” hakkını ciddi şekilde
 uygun  bir  şekilde  yürütülmesi  konusunda  gönülsüz  bir  tutum  sergiledikleri   tehdit etmektedir.
 gözlenmektedir. Tam olarak “cezasızlık politikasına” den düşen bu tutum Tahir   8.  Yurttaşlara yönelik operasyonlarda olduğu gibi Avukatlara yönelik operasyonlarda
 Elçi cinayetinde de karşımıza çıkmıştır. Diyarbakır Barosu hukuk devletine vurgu   da  Sulh  Ceza  Hakimlerince  soyut  gerekçelerle  arama,  el  koyma,  ve  gözaltına
 yaparak,  cezasızlık  politikasından  vazgeçilmesini  ve  Elçi  cinayetinin  bütün   alma  kararları  verilmektedir.  Mesleklerinin  büyük  bir  kısmını  adliyede  geçiren
 yönleriyle açığa çıkarılması çağrısı yapmaktadır.   meslektaşlarımız hakkında arama, el koyma ve gözaltına alma kararları verilmekte,
 2.  15 Temmuz 2016’da gerçekleşen darbe teşebbüsü sonrasında ilan edilen OHAL   evleri basılarak aranmakta, aynı şekilde büroları da aranarak, mesleki faaliyetlerinin
 sonrasında  çeşitli  tarihlerde  yayımlanan  KHK’lar  sonucunda  binlerce  kamu   bir parçası olan bilgi ve belgelerine el konulmaktadır. Mesleğimizin vazgeçilmez
 personeli ihraç edilmiş, basın yayın organı, dernek, vakıf ve sendika kapatılmıştır   bir  aracı  haline  gelen  cep  telefonları  ve  bilgisayarlara  da  imaj  alınmadan  el
 .  Demokratik düzenin ve çoğulculuğun vazgeçilmez unsurları olan sivil toplum   konulmaktadır. Bu şekilde meslektaşlarımızın mesleki faaliyetler bizzat yargı eliyle
 örgütlerine  yönelik  bu  kamusal  tavır,  OHAL’in  kaldırılmasından  sonra  da  farklı   engellenmektedir.
 yöntemlerle devam etmektedir. OHAL döneminde KHK’lar ile kapatılan derneklere   Hukuk devletinin vazgeçilmezi olan yargı bağımsızlığı prensibinin en temel taşlarından
 üye  olan  meslektaşlarımız,  bu  derneklere  üye  olmaları  “terör  örgütü  üyeliği”   olan  avukatlık  mesleği,  bağımsız,  adil  ve  özgürce  icra  edilmelidir.  Unutulmamalıdır
 suçlaması kapsamında delil olarak soruşturma ve dava dosyalarına eklenmektedir.      ki bağımsız savunmanın teminatı olan avukatlar; tüm yurttaşların adalete erişiminin,
 3.  Diyarbakır Barosu başta Kürt Meselesinin barışçıl çözümü olmak üzere, ülkemizde   adil  yargılamanın,  hakkın  ve  adaletin  teminatıdır.  Avukatlara  saldırı,  demokratik
 temel hak ve özgürlüklere yönelik tehditlerin ve tehlikelerin farkında olarak, bu   değerlere saldırı anlamına gelmektedir. Diyarbakır Barosu ve üyeleri, her türlü baskıya
 ihlallerin etkin bir şekilde soruşturulması, faillerin yargı önüne çıkarılarak adil bir   ve hukuksuzluğa karşın temel hak ve özgürlükleri korumaya ve savunmaya devam
 şekilde soruşturulması ve cezalandırılması için çaba göstermektedir. Kurumsal ve   edecektir.

 12                                        13
   12   13   14   15   16   17   18   19   20   21   22