Page 410 - 2014-2016 Çalışma Raporu
P. 410
Bugün Cizre sokakları ve evleri yaşanılanları gözler önüne sermektedir. Şimdi, yasağın
kısmen kalkmasının ardından duvarlarda kadınlara yönelen ırkçı ve hakaret içerenyazı-
ları görüyoruz, kolluk güçlerince kullanıldığı bilinen evlerde etrafa saçılmış kadın iç
çamaşırları ile karşılaşıyoruz.
Kadınlara yönelen hiç bir baskıyı ve aşağılamayı kabul etmediğimizi bildiriyoruz.
Bölge Barolarının Kadın Komisyonu üyeleri olarak daha önce olduğu gibi bundan sonra
da yaşanan bütün hak ihlallerinin, özellikle de kadınlara yönelik her türlü saldırının
takipçisi olacağımızı kamuoyuyla saygıyla paylaşıyoruz.
Mart2016
Halepçe'yi Unutmayacağız, Unutturmayacağız.
28 yıl önce bu gün, l6 Mart 1988 tarihinde Kürtlere karşı tarihin tanık olduğu en ağır ve
en utanç verici insanlık suçlarından bir işlendi. Irkçı ve gaddar Baas Rejimi güçlerince
Güney Kürdistan'ln Halep'çe şehrinde kimyasal silülarla Kürt halk soykınma tabi
tutuldu.
"Enfal HarekAtı" adıyla başlatılan; Kürtlere karşı işkence, idam, köylerin yıkılarak bo-
şaltılması ve talan edilmesi ile devam eden harekdt 1988 yılında bir insanlık suçu olan
soykırımla ziweye ulaştı. Yeniden doğuşun ve özgürlüğün habercisi olan Newroz'a
günler kala Halepçe semalarına ölüm bulutları çökmüştü. Bir bahar sabahı kimyasal
silahlarla çoğu çocuk, kadın ve yaşlılardan oluşan tümüyle sivil, beş binden fazla insan
katledildi, yedi binden fazla insan kalıcı şekilde sakat kaldı. Enfal HarekAtı süresince,
l986-1989 yılları arasında 150. 000. denfaz|a Kürt katledildi.
Halepçe'de Kürtlere karşı kimyasal silahlarla Kürt halkına yönelik gerçekleştirilen ey-
lemler soykırım suçunun tüm unsurlarını oluşturmaktadır. 1948 tarihli Birleşmiş Millet-
ler (BM) Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılmasına Dair Sözleşmenin 2.
Maddesine göre; ". . ulusal, etnik, ırlrsal veya dinsel bir grubu, kısmen veya tamamen
ortadan kaldırmak amacıyla gruba mensup olanların öldürülmesi, grubun mensupları-
na ciddi surette bedensel veya zihinsel zarar verilmesi, grubun bütünüyle veya kısmen,
fiziksel varlığnı ortadan kaldıracağı hesaplanarak yaşam şartlarını kasten değiştiril-
mesi..." gibi eylemler soykırım suçunu oluşturmaktadır.
Bu sözleşme hükümleri aynı zamanda soykırım suçunun faillerinin bir uluslararası ceza
mahkemesinde yargılanmasını da öngörmüştür.
Kimyasal silahların kullanılması daha |925 yılında, Cenevre Antlaşmasıyla yasaklan-
mış, daha sonra bir dizi başka sözleşme ile kimyasal silahların kullanılması savaş suçu
olarak düzenlenmiştir. Öte yandan İnsani hukukun çerçevesini oluşturan Dört Cenevre
Sözleşmesinin ortak 3. Maddesi de; niteliği ne olursa olsun her türlü savaş ve çatışmada
sivillerin ve sivil yerleşim birimlerinin askeri hedef olamayacağını düzenlemiştir. Kürt
toplumu uluslararası hukukun en ağır suçlar olarak düzenlediği savaş suçu, soykırım
suçu ve insanlığa karşı suçların tümüne maruz kalmıştır.
Uluslararası toplum, Kürt halkına karşı Halepçe'de , işlenen soykırım suçuna karşı ses-
siz kalmış, kendi temel belgelerinden ve hukukundan kaynaklanan sorumluluklarını
yerine getirmemiştir. Hatta Saddam Rejimi, kimyasal silahları batılı ülkelerden Alman-
ya'dan sağlanmış ve BM Güvenlik Konseyi üyesi Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Bir-
liği yapımı Mig-23 uçaklarından, kimyasal gaz|arla ölüm yağdırılmıştır.
222

