Page 281 - 2014-2016 Çalışma Raporu
P. 281
bir şehirden benzer saldırı haberleri gelmekte ve günlük yaşam adeta adım adım şiddete
teslim olmaktadır. Hiçbir gerekçe ıle izah edilemeyecek yaşam hakkına, barış ümidine
ve geleceğe kasteden bu saldırıları açıkça ve şiddetle kınıyor, yaşamını yitirenlere Al-
lah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz.
Yapılan saldırılar ve devam eden şiddet eylemleri derin ve acı sonuçlarınln yant sıra,
çözüm çabalarlna ve müzakereye dönülmesine çağrılarına dair sesleri de kısmaktadır.
Topluma rağmen devam eden, her geçen gün sivil yaşamı daraltan, siyaseti işlevsizleşti-
ren ve barış ümidinin yitirilmesine neden olan bu şiddet atmosferini kabul etmiyoruz ve
artık yeter diyoruz!
Hallan İradesi Hiçe Sayan Vesayetçi Kayyum Düzenlemesinden Derhal Vazgeçil-
melidir
Kürt meselesinde çözümün ancak şiddet dışı yöntemlerle ve siyaset eliyle olacağı kuş-
kusuzdur. Bu konuda tek meşru araç da siyasettir. Siyasal alanın görece normalleşme ile
kat edilen mesafe, çatışmalarla birlikte yeniden tıkanmış siyaset kurumu işlevsizleşmiş
ve bu meselede tekrar silah ve şiddetle somutlaşan ezberlere dönülmüştür.
Tam da böyle bir dönemde Meclis Genel Kurulunda gündeme alınan ve belediyelere
kayyum atanmasının yolunu açan düzenleme ile siyaset kurumunun varlık sebebi orta-
dan kaldırılacak, halkın iradesi vesayet altına alınacak, toplumsal ve siyasal kriz derin-
leşecekir. Bu nedenle halkın iradesi hiçe sayan vesayetçi kayyum düzenlemesinden
derhal vazgeçilmelidir.
Cezaevlerindeki Kapasite Sorununu Gidermeyi Amaçlayan Düzenleme Adalete ve
Toplumsal Barışa Hizmet Etmeyecektir
Türkiye'de özellikle siyasal meselelerde yargı, ötekileştirilen kesimleri baskı altında
tutmak siyasal alanı öteki kabul edilen kesimler aleyhine daraltmak, kendi gücünü tah-
kim etmek için kullanmıştır.
DGM ve Özel Yetkili Mahkemeler eliyle KCK dosyalarından, 28 Şubat döneminde
açılan davalara, Ergenekon/E}a|yozdavalarından şike davlarına kadar her dosya ve karar
hukuken tartışmalıdır. Bir kısım davalarda yeniden yargılama yolu açılmış olmasına
rağmen, özellikle kitlesel anlamda mağduriyetlere sebebiyet veren davalarda henüz
hiçbir adım atılmamış, hasta tutuklu/hükümlüler konusunda dahi bir düzenleme yapıl-
mamıştır. 671 sayılı KHK ile getirilen infaz düzenlemesi toplumsal beklentinin tam
aksine bir düzenleme ile sorunları yine halı altına süpürmüştür.
Özel yargılama usul ve mahkemelere ile verilen kararlar hukuken ortadan kaldırılmadan
en azından yeniden yargılama yolu açılmadan sorunun çözülmesi mümkün olmayacak
ve yargı hep tartışılır halde olacaktır.
Basrn Üzerindeki Baskrlar ve Gazetecilerin Tutuklanması kabul Edilemez
Son dönemde gazeteci ve yazarlar üzerinde artan baskılar en son hukuka aykırı bir şe-
kilde Özgür Gündem gazetesinin kapatılması ile yeni bir boyut kazanmıştır. "Makbul"
ve "meşru" kabul edilen yayıncılık faaliyetleri dışındaki yayın organlarının kapatılması-
nı, gazetecilerin gözaltına alınıp tutuklanması açıkça basın hürriyetine, düşünce ve ifade
özgürlüğüne aykırı buluyor ve kabul etmiyoruz.
Biz aşağıda imzası bulunan Doğu ve Güneydoğu Bölge Baroları olarak, darbe karşıtlı-
ğında somutlaşan toplumsal barış iklimini zedeleyen her türlü şiddet eyleminden, siya-
296

