Page 240 - 2014-2016 Çalışma Raporu
P. 240
özgürlükleri ile kutsal yaşam hakkını hiçe sayan bu kadar aykınlıkların, keyfiliklerin ve
şiddetin olduğu bir yılda, maalesef adli yıl açılışını bir kutlama şeklinde yapamlyoruz.
Ancak, yine de insan hakları ve hukuk mücadelemizi hiçbir yılgınlığa kapılmadan sür-
düreceğimizi yineleyerek, herkesten temenni ve beklentilerimizi dile getireceğiz.
Öncelikle yeni bir Adli yılla girerken değerli Baro Başkanımız Tahir Elçi'nin onlarca
kamera önünde katledilmesinden bu güne kadar dokuz ay gibi bir süre geçti. Tüm ilgili
yetkililerce tarafımıza söz verilmesine rağmen,soruşturma dosyasında henüz her hangi
bir olumlu ve umut verici ilerlemenin sağlanamadığını üzüntüyle dile getirmek ve hatır-
latmaz zorındayız. Bunca süre içinde soruşturTna dosyasında henüz tek bir kişi bile
şüpheli sıfatıyla sorgulanmamıştır. Bu durum dahi tek başına adli mekanizmaların içler
acısı halini yeterince ortaya koymaktadır. Bu bağlamda yetkilileri göreve davet ediyo-
ruz.
Baro Başkanımızln soruşturma dosyasınln adeta biz arkadaşları,dostları ve her şeyden
de öte ailesinin avukatlarından kaçırılıp saklanmakta , yargılamanın üç ayağından biri
olan savunma makamının ywı\ biz avukatların soruşturma ve koıuşturmalara etkin bir
şekilde dahil edilip fail veya faillerin ortaya çıkarılmasının önüne bilerek bir çok engel
çıkarılmaktadır. Avukatlara yönelik hukuk devletlerinde olmayan bu kısıtlamalara bir
an evvel son verilmesini istiyoruz.
Yıllarını insan hak ve özgürlüklerinin korunması ve geliştirilmesine adamış, toplumun
en kaotik ve bunalımlı süreçlerinde kaos ve bunalımların aşılmasına ön ayak olmuş,
cezasıziıkla mücadele konusunda etkin çalışmalar yapmş bir Baro Başkanı, insan hak
ve özgürlüklerinin yılmaz sauınucusu barış elçisi sevgili başkanımız Tahir ELÇI cina-
yetinin faillerinin bulunmasıyla, eminiz ki bu kaotik ve bunalımlı şiddet ortamının ra-
hatlamasına katkı sunacak, insan hak ve özgürlükleri önünde temel engel teşkil eden bir
cezasızlık durumu böylece son bulmuş olacaktır.
Toplumsal barış ve hukuk devleti içinde birlikte yaşamaya engel teşkil eden ve dinamit-
leyen askeri/sivil darbe veya darbe girişimleriyle şiddetin tamamını bir kez daha bura-
dan kınıyoruz. Her kesimce, sivil demokratik yol ve yöntemlerin önünün açılması için,
gereğinin bir an ewel yapılmasını aynca ve ısrarla belirtmek istiyoruz. Yine, darbe
veyabenzei,sivil meşru otoriteye karşı gelen her türlü saldınyla mücadelenin ise hu-
kuk nizamı içinde evrensel kabul görmüş hukuk değerleri ve yasal normlar çerçevesinde
yapılması gerektiğini belirtiyoruz.
15 Temmuz darbe girişiminden sonra ilan edilen olağan üstü hal ile beraber birçok hak
kullanılamaz duruma geldiği gibi temel hak ve özgürlüklere aykırı uygulamalarda da
artış görülmekledir.
Yaşanan bu aykırılıkların yargl denetimi dışında bırakılması ise erkler ayrılığı üzerine
kurulu olan demokratik sistemlerdeki güçler ayrılığı ve denetim prensiplerine aykırılık
teşkil etmektedir. Bu uygulamalara derha] son verilmelidir. İlan edilen olağan üstü hal
ile beraber gözaltı süreleri 30 güne çıkarılmış,şüpheli müdafi görüşmeleri kısıtlan-
mış,yargının dışında görülen avukatlık mesleği neredeyse tümden işletilemez hale geti-
rilmiştir.
Demokratik ve hukukun üstünlüğüne dayalı bir toplumda, bireyin ve toplumun en temel
güvencesi bağımsız ve tarafsız yargıdır. Maalesef ülkemizde yargının bağımsızlığı ve
tarafsızlığı hep sorunlu bir alanı oluşturmuştur. Geride bıraktığımız birkaç ay öncesinde
yargıiln bağımsızlığ ve tarafsızlığının güçlenmesi bir yana, yargının içinde olduğu içter
acısı bir durum bütün çıplakhğıyla ortaya çıkmıştır. Yargı içindeki ideolojik-politik klik
350

