Page 43 - Cizre Sokağa Çıkma Yasağı Yaşanan Olaylar İnceleme Raporu 04 Eylül 2015 12 Eylül 2015
P. 43
11. Başvurucular, Şırnak Valiliğince alınan sokağa çıkma yasağı kararı nedeniy-
le temel ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını, yürütülen operasyon nedenlyle kendi-
lerinin ve ailelerinin öldürülme risklerinin buIunduğunu bellrterek Anayasa'nın 17.,
19.,20.,21.ve22. maddelerinde güvence altına alınan haklarının ihlal edildiğini
ileri sürmü5lerdir.
B. Değerlendirme
12.30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama
Usulleri Hakkında Kanun'un 49. maddesinin (5) numaralı fıkrası ve Anayasa
Mahkemesi İçtüzüğü'nün "Tedbir kararı" baş|ıklı 73, maddesjnin (1) numaralı
fıkrasına göre; başvurucunun yaşamına ya da maddi veya manevi bütünlüğü-
ne yönelik ciddi bir tehlike bulunduğunun anlaşılması halinde, başvuru hak-
kında esasa ilişkin inceleme yapılana kadar Bölümlerce resen veya başvuru-
cunun talebi üzerine gerekli tedbirlere karar verilebilir.
13. Temel hak ve özgürlüklere saygı, devletln tüm organlarının anayasa| ödevi
olup, bu ödevin ihmal edilmesi nedeniyle ortaya çıkan hak ihlallerinin düzelti|-
mesi idari ve yargısal makamların görevldir. Bu nedenle, temel hak ve özgüı
lüklerin ihlal edildiği iddialarının önce|ikle idari merci]er ve derece mahkeme-
leri önünde ileri sürülmesi, bu makamlar tarafından değerlendirilmesi ve bir
çözüme kavuşturulması esastır (Ayşe Zıraman ve Diğerleri, B. No: 2012/403,
26/3/2013, § 16).
14. Şırnak Valiliği, 5442 savılı Kanun'un 1]/C maddesi uyarınca başvurucuların ya-
şadıklarını belirttiklerj Cizre ilçesinde sokağa çıkma yasağı ilan etmiştir. Valilik
bu kararına, terör örgütü mensup|arının yakalanması ve terör olayları nede-
niyle halkın can ve mal güvenliğinin sağlanmasını gerekçe göstermiştir. valili-
ğin anılan gerekçelerle kamu düzenini, halkın can ve mal güvenliğini sağlamak
amacıyla sokağa çıkma yasağı ilan etmesinin temelsiz olduğu söylenemez.
15. Başvurucular, kendi can ve mal güvenliklerinin korunması için alınan soka-
ğa çıkma yasağı kararından derhal müdahale edilmesini gerektirecek şekilde
etkilendiklerine, alınan karara uygun hareket etmelerine rağmen kamu ma-
kamlarının eylemleri nedeniyle yaşamlarının risk altına girdiğine dair somut
herhangi bir bilqi ve belge sunmamışlardır. Başvurucular, yaşama hakları-
nın risk altında olduğunu llçede meydana geldiğini iddia ettikleri siviI kişilerin
ölümlerine dayandırmışlardır. Ancak bu hususta genel olarak sosyal ve yazılı
medyadaki paylaşımlara atıf yapmakla yetinmişlerdir.

