KENTİN YEŞİL ALANLARININ YOK EDİLMESİNE MÜSAADE ETMEYECEĞİZ...

07.05.2019

BASINA VE KAMUOYUNA

KENTİN YEŞİL ALANLARININ YOK EDİLMESİNE MÜSAADE ETMEYECEĞİZ

 

Yazılı ve görsel basında çıkan bazı haberlerde; doğal güzelliği, manzarası ve kentte yaşayan insan sağlığına katkısı ile ilimizde önemli bir “Yeşil Alan” olan Kent Ormanının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından “Rezerv Yapı Alanı” başka deyişe konut alanı olarak belirlendiği açıklanmıştır.

Bilindiği üzere; Kent Ormanı Diyarbakır ilimizin kuzeybatısında, Mastfıroş Tepe denilen tepe etrafında düzenlenmiştir. İlimizinhakim rüzgarları kuzeybatı yönünden geldiğinden kentin gelişim planlarındaki ana arterler ve bulvarlar dabu sebeple kuzeybatı aksında dizayn edilmiştir. Böylelikle kuzeybatıdan esen hakim rüzgarlar, tepede olan kent ormanı içerisinden ana arterler ve bulvarlar aracığıyla kentin iç kısımlarına kadar rahatlıkla ulaşabilmektedir. Kent Ormanı, bu yönüyle ilimizin adeta akciğeri, ana arterler ve bulvarlar ise bir nevi damar görevi görmektedir. Bu özelikleri dikkate alınarak Kent Ormanı; Çevre düzeni, Nazım ve Uygulama İmar Planlarında, modern bir kentin yaşamsal ihtiyacı olan yeşil alan ihtiyacını karşılamak üzere “Yeşil Alan” olarak planlanmıştır.

Anayasanın 56. maddesinde; Herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu, çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemenin Devletin ödevi olduğu düzenlenmiştir. Anayasanın 57. maddesi uyarınca ise; Devletin, şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir planlama çerçevesinde, konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alması gerekmektedir. Yine 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca; başta idare olmak üzere herkes, çevrenin korunması ve kirliliğin önlenmesi ile görevli olup bu konuda alınacak tedbirlere ve belirlenen esaslara uymakla yükümlü olmakla birlikte çevreyle ilgili değeri olan yeşil alanların, imar plân kararları dışında kullanılması mümkün değildir.

Bu çerçevede; mevcut imar planlarında yeşil alan olan Kent Ormanının konut alanına dönüştürülmesi, imar planı bütünlüğünü bozduğu gibi kentin yeşil alan ihtiyacına ve kentte yaşayan vatandaşlarımızın sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşam hakkınaaçıkça aykırıdır.Çevre Kanunu, İmar Kanunu ve ilgili mevzuata dayanılarak yapılan imar planlarıyla getirilen düzenlemeler, sağlıklı yaşam çevrelerinin oluşturulması amacıyla belirlenmiş standartlar ve kurallar olup yapılaşmaya uygun olmayan bir alanı “Yapı Rezerv Alanı” olarak belirlemek, sağlıklı bir yaşam ve dengeli bir çevre oluşturma ilkesine açıkça aykırıdır. Yine Çevre Kanunu hükümleri uyarınca; çevre politikalarının oluşmasında katılım hakkı esas olmasına rağmen ilin imar, kentleşme ve çevre politikasınaönemli bir müdahale içeren böyle bir kararda, konunun birinci dereceden muhatabı olarakmeslek odaları, birlikler, sivil toplum kuruluşları ve ildeki vatandaşlarıngörüşlerinin alınmaması suretiyle bir oldu-bittiye getirilerek, halka rağmen-halk yararına “Yapı Rezerv Alanları”belirlemekveya bu çerçevede kararlar almak son derece isabetsizdir.İlimizdeki tüm vatandaşlarımızın yararlanmasına açık bulundurulması gereken Kent Ormanı bölgesindeki mevcut ağaçlandırma ve yeşil alanların korunması ve geliştirilmesi yerine, bu tabiat varlıklarının ve güzelliklerinin (ağaçlandırma ve yeşil alanların) adeta yok olması sonucunu doğuracak şekilde yapılanmaya açılmasının, Anayasal ilke ve kurallarla bağdaştırmak mümkün değildir.

Yeşil alanların ekolojik, sosyal, ekonomik ve fiziksel yönden birçok işlevinin olduğu açık olduğu halde tüm bu işlevlerin yok sayılması suretiyle yeşil alanların konut alanına çevrilmesine imkan verilmesi doğru değildir. İlimizde kişi başına düşen yeşil alan oranının ortalamanın çok çok altında olduğu açıkken mevcut yeşil alanların da “Yapı Rezerv Alanı” gerekçesiyle ortadan kaldırılmasının toplum ve çevre sağlığı açısından çok olumsuz sonuçlar ortaya çıkaracağı kuşkusuzdur. Kentsel yeşil alanlar, kent sakinlerinin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen kentin temel donatılarından biridir. Yeşil alanların büyüklüğü ya da kişi başına düşen yeşil alan miktarı, giderek toplumların gelişmişliğinin bir ölçütü olarak kabul görmeye başlamıştır.Yapılan araştırmalar genel olarak yeşil bir ortam içerisinde yaşayan insanların ruh ve beden sağlığının daha olumlu bir yönde geliştiğini göstermiştir.Geleceğin kentlerinin daha sağlıklı yaşanabilir yerler olabilmesi için kentlerde daha fazla yeşil alanlara gereksinim duyulduğu açıktır. Artık yeşil alanların eksikliğinin insanların yaşamını tehdit ettiği bilimsel olarak ortaya konmuş bir gerçektir. Bu kapsamda mevcut yeşil alanların daha sıkı korunması ve kentte yaşayan nüfus başına düşen yeşil alan oranının artırılması gerekirken aksi yöndeki bu karar hukuka uygun değildir.Bu çerçevede; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından alınan Kent Ormanının konut alanına dönüştürülmesine ilişkin karar; hukuka, imar planlarına, şehircilik ve planlama ilkelerine, kamu yararına, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşam hakkına açıkça aykırı olduğundan yetkilileri ve ilgilileri bir an önce bu yanlış karardan dönmeye davet ediyoruz.Bu konuya ilişkin olarak İdare Mahkemesi nezdinde dava açtık,konunun yasal takipçisi olacağımızı, Kentin yeşil alanlarının yok edilmesine müsaade etmeyeceğimizi Basına ve Kamuoyuna duyururuz.Saygılarımızla. 07.05.2019

Diyarbakır Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu